Holistik (Bütünsel) Yaklaşım Nedir?

Holistik bakış konusuna girmeden önce “Holizm” ve “Holistik” kavramlarından bahsetmek faydalı olacaktır. Holism; bütünün kendisini oluşturan parçalardan öte bir şey olduğu görüşünü öne çıkaran felsefi yaklaşımların ortak adıdır. Bu yaklaşıma göre bütün sadece bileşen parçalarının analiziyle anlaşılamaz. Gerçeği duyabildiğimiz, görebildiğimiz tüm unsurlar bütünlüğü oluşturmaktadır. Holistik kelimesi ise bütünsel, bütüncül ya da eksiksiz bütünlük anlamına gelmektedir.

Günümüzde, tıp, üretim, pazarlama, insan kaynakları, mimarlık gibi pek çok alanda holistik bakış önemli bir noktaya gelmiştir. Hipokrat; ”Bir kişinin ne çeşit hastalığı olduğunu bilmektense, ne çeşit bir kişinin hasta olduğunu bilmek daha önemlidir” sözüyle tıpta holistik yaklaşımın önemini vurgulamıştır. Hastalığın teşhis ve tedavi süreçlerinde modern tıp uygulamaları ile birlikte hastalığın ruhsal etkileri de incelenmelidir.

Bütüncül yaklaşım (ingilizce: Holistic paradigm), birbiri ile ilintili ve eklemlenmiş birimlerin bir arada değerlendirilmesi ile öznenin niteliğinin kavranabileceğini kabul eden yaklaşım biçimidir. Bütüncül yaklaşımda görülen bir başka özellik ise disiplinler arası düşünme ve yatay bağlantılar kurabilmeye olanak tanımasıdır.

Holistik düşünce; Var olan her birimin, evrenin bütün bilgilerine sahip bulunduğu gerçeğini açıklar. Evrendeki her şeyin aynı bütünün parçaları olduklarını, birbirlerinden haberdar olarak tek bir sistem şeklinde hareket ettiklerini ve birbirleriyle ilişki, iletişim ve etkileşim içinde bulunduklarını ortaya koyar. Var olan her birim, diğerlerini etkileme, değiştirme ve yönlendirme özelliğine sahiptir. Bu nedenle de, en küçük bir birim bile gereklidir, önemlidir ve değerlidir. Aydın Arıtan

Holistik Düşünce; evrendeki her şeyin aynı bütünün parçaları olduklarını, birbirlerinden haberdar olarak tek bir sistem şeklinde hareket ettiklerini ve birbirleriyle ilişki, iletişim ve etkileşim içinde bulunduklarını ortaya koyar.

Bu kavram son zamanlarda çok fazla alanda kullanılıyor ve bence çok da önemli bir bakış açısı. 2014 yılından beri hem kendi, hem de başkaları ile çalışan bir rehber olarak, bunun önemini vurgulamak isterim.

Kişi genelde fiziksel seviyede hissettiği bir rahatsızlık ya da duygusal seviyede yaşadığı bir sorun için arayışa girer. Burada genelde gözden kaçan olayı bütünsel olarak ele almaktır, yani anksiyeteniz varsa, evet psikolog ile mutlaka görüşmelisiniz ancak bir yandan da yediklerinizi takip etmeli, size iyi gelen aktiveteleri bilip bulup onları hayatınıza entegre etmelisiniz. Sadece psikolog görüşmeleri ile günde 8 bardak kahve içip, geç saatlere kadar ekran başındaysınız,bol şeker tüketiyorsanız, aynı döngü içinde yaşamaya devam edersiniz, sorun çözülmeyecektir.

Bu noktada kişinin kendine dair farkındalığının yüksek olması önemlidir. Sizi kendinizden daha iyi tanıyan birisi yoktur. O yüzden bir dedektif gibi kendinizi takip etmeli ve buna göre harekete geçmelisiniz. Hayatınızda devam eden sürekli oluşan döngüleri böylelikle kırabilir ve yeni bir yol oluşturabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Pınar

Pınar Onaran Altın tarafından yayımlandı

Kurumsal hayat sonrası öğrenci olan Pınar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.

%d blogcu bunu beğendi: