“Şimdi”ye Çapa Atmak: Varoluş Süreci ile İçsel Bir Yolculuk

Hepimiz “anda kalmak” istiyoruz. Ancak dürüst olalım; faturalar, gelecek kaygısı, geçmişin pişmanlıkları ve bitmeyen yapılacaklar listesi zihnimizde dönerken, bir anda oturup “şimdi buradayım” demek ne kadar mümkün?

İşte Michael Brown’ın Varoluş Süreci (The Presence Process) kitabı tam da bu noktada devreye giriyor. Bu süreç bize nasıl hissetmemiz gerektiğini söylemiyor. Bize, hissettiğimiz şeyi — o an ne kadar rahatsız edici olursa olsun — nasıl kapsayacağımızı öğretiyor.

Yetişkin Taklidi Yapan Çocuklar mıyız?

Kitabın kalbinde yatan temel tez şu cümlede saklı:

“Bizler, çocukluğumuzdan beri bastırdığımız ve işlenmemiş duygusal enerjilerin (duygusal imzaların) yönettiği, yetişkin taklidi yapan çocuklarız.”

Bu cümle ilk okuyuşta sert gelebilir ancak bir o kadar da özgürleştiricidir. Çünkü gün içindeki ani tepkilerimizin çoğunun aslında “şu an” ile ilgili olmadığını, geçmişin bir tekrarı olduğunu fark ettiğimizde, suçluluk yerini şefkate bırakır. Kendimize karşı daha yumuşak, daha gerçek bir alan açılır.

Varoluş Süreci, zihinsel bir anlama süreci değildir; deneyimsel bir süreçtir. Zihnimizle geçmişi analiz edebiliriz ama duygusal yüklerimizi sadece zihinle dönüştüremeyiz.

10 Haftalık İçsel Bir Detoks

Varoluş Süreci, adım adım ilerleyen 10 haftalık bir yapı sunar. Bu süreçte hedef “kendimizi düzeltmek” değildir. Amaç, Şimdiki An Farkındalığını geliştirerek, geçmişin gölgesinden çıkmak ve hayatı olduğu gibi, tüm canlılığıyla deneyimleyebilmektir.

Sürecin odağı zamanla “anlamak”tan “hissetmeye” kayar. Bedende sıkışmış enerjiye, yani duygusal blokajlara dokunmadığımız sürece, zihinsel bilgi bir yere kadar çalışır. Bu çalışma bizi nazik ve kararlı bir şekilde bedene indirir; bir şeyleri düzeltmeye çalışmadan, sadece olanla oturabilmek için.

Nefesin Gerçek Amacı: “Şimdi”ye Çapa Atmak

Çoğumuz nefes çalışmalarına sakinleşmek ya da stresten kaçmak için başvuruyoruz. Ancak bu yolculukta nefesi kullanma amacımız çok farklı. Michael Brown’un bize öğrettiği “Bağlantılı Nefes” (Conscious Connected Breathing) tekniği, bizi uyutmak veya sakinleştirmek için değil; tam tersine, içimizde uyuyan parçaları uyandırmak için var.

Nefes burada, kaçmadan kalabilmenin aracıdır. Michael Brown durumu şöyle özetler: “Nefes, zihnin kurgusundan çıkıp, bedenin gerçeğine inmemizi sağlayan asansördür.”

Bu süreçte uyguladığımız nefes tekniğinin üç temel amacı vardır:

  1. Varlığı Biriktirmek: Bilinçaltımızda bastırdığımız duygularla yüzleşebilmek için yüksek bir enerji frekansına ihtiyacımız vardır. Bağlantılı nefes, bedenimizde “Varlık” adını verdiğimiz o saf dikkati biriktirir. Tıpkı derin bir dalış yapmadan önce oksijen tüpü doldurmak gibi.
  2. Bedenle Yeniden Bağ Kurmak: Çoğumuz sadece zihnimizde yaşıyoruz. Nefes, dikkati kafanın içinden alıp bedenin içine indirir. Çünkü hissedilmeyen iyileşemez.
  3. Mantra ile Mühürlemek: Nefes bizi bedene getirirken, sürece eşlik eden “ŞİMDİ BURADA OLANIN İÇİNDEYİM” (I AM HERE NOW IN THIS) mantrası da zihni şimdiki ana çiviler. Bu ikili, bizi kaçmaktan alıkoyar.

Spiritüel çalışmalara genellikle “daha iyi hissetmek” umuduyla başlarız. Ancak Varoluş Süreci’nde amacımız iyi hissetmek değil, “hissetmekte iyileşmek”tir.

Neden Bir Yol Arkadaşına İhtiyacınız Var?

Bu kitap bir “self-help” metni olarak yazılmış olsa da, deneyimlerim şunu gösteriyor: Bu 10 haftalık yolculukta yol arkadaşlığı paha biçilemez.

Nefesle kalma hâli, ilk bakışta çok basit görünür. Ancak tam da bu yüzden, çoğu zaman zorlayıcıdır. Çünkü kaçmayı bırakmak, alıştığımız bir şey değildir. Özellikle sürecin ortalarına doğru dirençler başladığında ve duygusal dalgalanmalar arttığında; sizi yargılamadan dinleyen, aynı süreçten geçen bir çemberin içinde olmak, düşmek üzereyken birinin elinizi tutması gibidir.

Bu atölye, bu süreci yalnız yürümemek için var. Yargısız bir alan ve birlikte hatırlama için. Bu bir “yeniden başlama” çağrısı değil. Bir derinleşme davetidir.

Atölye Süreci Nasıl İşler?

Düzenli aralıklarla açtığım bu grup çalışmasında disiplin ve süreklilik esastır:

  • Haftalık Buluşmalar: Süreci paylaşmak ve derinleştirmek için her hafta (online olarak) bir araya geliriz.
  • Günlük Pratikler: Katılımcılar her sabah ve akşam 15 dakika boyunca bağlantılı nefes çalışmasını uygular.
  • Haftalık Okumalar: Her haftanın konusu okunur ve o haftaya ait farkındalık cümlesi gün içinde taşınır.
  • İletişim ve Destek: Süreç boyunca, günlük destek mesajları ve soru-cevaplar için bir arada olduğumuz bir iletişim grubumuz bulunur.

10 Haftalık Yolculuğun Adımları

Bu süreçte her hafta, zihnimizi ve niyetimizi yeni bir odak noktasına çeviririz. İşte haftalık olarak cebimizde taşıyacağımız farkındalık cümleleri (mantralar):

  • 1. Hafta: Bu an önemlidir.
  • 2. Hafta: Bu dünyadaki yansımalarımı ve izdüşümlerimi kabul ediyorum.
  • 3. Hafta: Yanıt vermeyi seçiyorum.
  • 4. Hafta: Koşulsuz olarak hissediyorum.
  • 5. Hafta: Ben masumum.
  • 6. Hafta: Duygusal yüklerimi bütünlüyorum.
  • 7. Hafta: Şimdi güvende hissediyorum.
  • 8. Hafta: Kendimi affediyorum.
  • 9. Hafta: Kendimi koşulsuz seviyorum.
  • 10. Hafta: Kendimi takdir ediyorum.

Ön Koşul: Bu çalışmaya katılabilmek için Michael Brown’ın “Varoluş Süreci” kitabını temin etmeniz ve ilk 172 sayfasını (uygulama öncesi kısmı) okumuş ya da dinlemiş olmanız gerekmektedir.

Eğer siz de artık “daha fazla bilgi” yüklemek yerine, üzerinizdeki yükleri bırakıp hafiflemek; hikayenizi anlatmaktan yorulup hikayenizin altındaki hisleri dönüştürmek istiyorsanız, bu çemberde yeriniz hazır.

Yeni dönem kayıtları ve tarihleri için duyuruları Instagram hesabımdan takip edebilir veya bültene abone olabilirsiniz.

O zamana kadar, sadece nefesinize odaklanın.

O, yolu biliyor.

Sevgilerimle,

Pınar

Leave a Reply

Your email address will not be published. Required fields are marked *

Discover more from Pınar'ın Gözünden

Subscribe now to keep reading and get access to the full archive.

Continue reading