Menstrüasyon Farkındalığı -2

Menstürasyon Evresi Mevsim: Kış

Arketip: Bilge Kadın/ Crone/Vizyoner Ay Dönemi: Yeni Ay

Fiziksel Seviye

Bu aşama, önceki döngüden bir yumurta döllenmediğinde başlar. Gebelik gerçekleşmediği için östrojen ve progesteron hormonlarının seviyeleri düşer. Kramplar, memelerde şişkinlik veya hassasslık, duygudurumunda dalgalanmalar, sinirlilik, baş ağrısı, yorgunluk ve bel ağrısı gibi durumlar yaşayabiliyoruz.

Bu, adet döneminizin geldiği zamandır. Tüm üreme hormonlarınız düşer ve kendinizi yorgun hissedersiniz. Vücudunuz, rahminizin iç yüzeyindeki kanı serbest bırakmak için çok çalışır, bu nedenle size yavaşlamanız ve durmanız için tüm sinyalleri gönderir.

Kışı düşünün. Ağaçlardan bütün yapraklar düşer, her şey durur ve hayvanlar kış uykusuna yatar – sizin de yapmanız gereken şey budur. Kendine bir yuva yap ve orada kal. Bunun herkes için her zaman mümkün olmadığını biliyoruz, ancak adetinizin ilk birkaç gününde -mümkünse evden çalışın yapabiliyorsanız, yapın. Tüm sosyal aktiviteleri iptal edin ve dinlenin, dinlenin, dinlenin. Bu dinlenme süresini şimdi kullanmak, sizi döngünüzün geri kalanına hazırlayacaktır.

Duygusal

Şimdi içe dönme zamanı! Bu süre zarfında, beyinde sol ve sağ yoğun bağlantıdadır. Bu da sizi oldukça sezgisel yapar. Bu, günlük rutini yavaşlatmak ve değerlendirme yapmak için harika bir zaman. Oturun, üzerinde düşünün ve neyin işe yarayıp neyin yaramadığını değerlendirin (iş ve kişisel yaşamınızda). Bence, mens dönemlerimizde karamsar oluş halinin, PMS’den geldiğini öğretilmiş olmamız ilginç. Yaş aldıkça, bunun sezgilerimin benimle iletişime geçtiği ve daha derin duygularımı bana daha görünür ve net hale getirmek için güçlendirdiğinin farkına vardım.

Uygulama: Bu dönemin uygulaması basitçe dinlemekle ilgilidir. Nefesi bedene ve zihne uyum sağlamak için bir çapa olarak kullanmak. Döngünün bu aşamasında duygular ve sezgimiz biraz daha yüksek olabilir. Bu sezgiyi yansıtmak ve gerçekten dinlemek için harika bir zaman çünkü ortaya çıkan şey, döngümüzün diğer aşamalarından geçme şeklimizi etkileyebilir.

Bu, günlük tutma, nefes alma ve gözlemlemenin yanı sıra vücudunuzu sağlıklı yiyeceklerle beslemek ve vücudun biraz daha hassas olabileceği bir zamanda sıcak ve rahat kalmak için harika bir dönemdir.

Sevgilerimle,

Pınar

Menstrüasyon Farkındalığı-1

Adet döngüsünü bir yıldaki mevsimler gibi düşünebiliriz: kış, ilkbahar, yaz ve sonbahar Ortalama döngü 28 gündür, bu nedenle bunu her dönemin ne kadar sürdüğünü belirlemek için bir kılavuz gibi kullanacağız. Ancak, pek çok insanın adet döngüsü “ortalama” olmadığını da biliyorum, bende dahil. Bu nedenle kendi döngünüzü izlemek en iyisidir.

Kadınlar olarak içimizde bir kozmos var ve evet bu bu adet döngümüz. Bu döngü, kim olduğumuz gerçeğini, çağrınızı ve aynı zamanda bunu dünyada fark etme veya ifade etme kapasitenizi öğrenmenin yoludur.

Güç, kendi benzersiz doğanızı sevme yeteneğinizdir ve onunla senkronize olarak kendinizi bu dünyada gerçekleştirebilirsiniz. Ve işte harika olan, adet döngüsünün gizli misyonu sizi kendinizi sevmek, kabul etmek için -Yuva’ya- teslim etmektir. Sizin gerçek gücünüzün kilidini açan, kim olduğunuzla bulduğunuz huzurdur.

Menstruasyon döngüsü, kim olduğunuzla daha derin bir ilişki kurmak için sizi desteklediği gibi, aynı zamanda bunun ortaya çıkmasını veya ifade edilmesini de destekler. Başka bir deyişle, dünya işlerinizi halletmenize yardımcı olur. İçimizde böylesine tamamlayıcı ve şahane bir güç mevcut!

Yıllar boyunca yapılan çalışmalar sayesinde, bedendeki farklı kas grupları gibi bu güçlendirici sürecin farklı unsurlarının olduğunu, hepsine bakılması ve kullanmak için “egzersiz” yapılması gerektiğini gözlemledik.

Döngünün temel dinamiğinde, ” Evet/Hayır Haritası” olarak adlandırılan, iki ana enerji akımı vardır. Menstrüasyondan ovulasyona kadar genişleyen bir akım -(Evet aracılığıyla)- ve yumurtlamadan menstrüasyona doğru daralan bir akım (Hayır aracılığıyla)- bu güç sürecinin iki temel unsurunu ortaya çıkaran, ‘Evet’ ve ‘Hayır’ gücüdür.

İçsel Şampiyon, döngünün ilk yarısında (Evet aracılığıyla) en büyük destekçiniz ve adından anlayacağınız üzere, kim olduğunuzu, ne yaptığınızı savunan, size amigoluk eden içinizdeki sestir. Sizinle ilgili doğru olan her şeyi fark eden içinizdeki sestir. Bu sesi bilinçli olarak geliştirmek, döngünüzde “Evet” gücüne erişmenizi destekler.

İçsel Eleştirmen, döngünün ikinci yarısındaki (Hayır aracılığıyla) müttefikinizdir. Çoğumuz için müttefik olarak eleştirmen fikri deli gibi gözükse de, genellikle kim olduğumuzu baltalayan çok zehirli bir figür olarak deneyimlendiğinden, gücümüzün gelişmesinde önemli, hatta kutsal bir role sahiptir.

İçsel eleştirmenin rolü, döngününün ikinci yarısında ‘Hayır’ın gücüne erişmemize yardımcı olmaktır. Yaşamlarımızda artık çalışmayan, gerçek Benlik yolumuzdan saptığımızda kim olduğumuzun derinliklerine bizi getirendir. Eleştirmen, gücümüzü yönetebilmek için gerekli olan benlik duygumuzu geliştirmemize ve iyileştirmemize yardımcı olur. Kısacası eleştirmen, bizden tüm yetki ve sorumluluğu almamızı ister ve bu noktada büyük bir öğrenme vardır. Eleştirmeni bir müttefik olarak gerçekleştirme yolculuğu, döngünüzün diğer mevsimlerinin güçlerini geri kazanmada, döngünüzün tüm düzenini geri kazanmada yatar.

Sevgilerimle,

Pınar

Kaynak: www.redschool.net

Kadınlar Döngüseldir

08 Mart Kadınlar Günü sebebiyle bu ay kadın farkındalığına odaklanmaya karar verdim. Çok severek takip ettiğim Miranda Gray, Christianne Northrup gibi kadınlardan öğrendiklerimi sizler için harmanlayıp paylaşacağım.

Kadın olarak hayatımızda yaşadığımız en önemli döngüselliğin Mensturasyon olduğunu düşünüyorum. Her ay yaşadığımız bir olaydır.

Tıbben tanımlarsak; adet döngüsü /siklus, son adet tarihinin ilk gününden bir sonraki adet tarihinin ilk gününe kadar geçen zamanı ve bu zaman içinde kadın vücudunda gerçekleşen olayları ifade eder.

Bir adet döngüsü kadında genellikle 28 gün sürmekle birlikte 21 ile 35 gün arası normalin alt ve üst sınırlarıdır. Adet kanaması ortalama 4 gün devam eder ve 1 ile 7 gün arası normalin alt ve üst sınırları olarak kabul edilir. Adet kanaması esnasında 20 ile 80 mililitre arasında miktarda kan kaybedilir.

Tüm kadınların var oluşunun bir parçası olan ve her ay deneyimlediği adet döngüsü, kimisi için çok kolay geçerken kimisi için ağrı, sancı ve acı içinde geçen bir deneyime dönüşebilir. Bu süreçte yaşanan hormonal değişimler, bedende ve ruh halinde değişikliklere neden olur.

Her ay yaşandığı için alışıldık hale gelen ve günlük hayatı etkilemediği düşünülen menstrual döngü, aslında kadınların hayatına fazlasıyla etki ediyor. Döngüsel varlıklar olan kadınların bu dönemler hakkında bilgilenmesinin, döngüselliğiyle orantılı olarak yaşamasının hayatına katkı sağlayacağını düşünüyorum.

Menstrual döngü, tıpkı ayın döngüsü gibi 28 günlük bir periyodu kapsar

Birçok kadın menstrual döngü dendiğinde sadece 5-7 gün süren kanama periyodunu dikkate alır ancak menstrual döngü aslında 28 günlük dönem aralığına yayılmış bir değişim periyodudur. 28 günün her birinde vücuttaki hormon dengeleri farklı şekilde değişir ve tüm bu değişimler hem bedensel hem de psikolojik olarak etkileyerek farklı davranış ve duygu durumlarını beraberinde getirir. Ayın halleri gibi, kadınlar da bu döngünün her gününde yavaş yavaş değişen bir ruh hali ve bedenle, sürekli olarak dönüşüm geçirirler.

Kendi adıma bu süreçleri bilinçli olarak öğrendiğimde büyük bir aydınlanma yaşamıştım. Bir süreç olduğunu farkındaydım ancak benim için hepsi PMS ve diğer etiketlkerden oluşuyordu. Ağrılı, yorgun, gergin bir kadın olma haliydi aslında. Bunun da normal olduğunu düşünüyordum, benim gibi olmayanlar şanslıydı.

Şimdi bu döngülere şöyle bir bakacak olursak;

Menstruasyon Döngüsü Bilgeliği

  • İlk hafta: Menstruasyon evresi (1-7. gün)

Kanamanın başladığı gün ile birlikte başlar. Genelde kendimizi yorgun hissedebildiğimiz, dinlenmeye ve sakinliğe daha çok ihtiyaç duyduğumuz evredir. Enerji genelde düşüktür ve uyku ihtiyacı artar. Sosyalleşmeye uygun hissetmeyebiliriz.

  • İkinci hafta: Folikül evresi (7-14. gün)

Folikül evresi, menstruasyon bittikten hemen sonraki hafta. Bu evrede yeni bir yumurtanın geliştiği evre, Hipofizden FSH (folikül uyarıcı hormon) salgılanıyor. Östrojen ve testosteron seviyesi  yükselmeye başlıyor. Enerji seviyesi artmaya başlar.

  • Üçüncü hafta: Yumurtlama evresi (14-21. gün)

Yumurtlama dönemi. Östrojen ve testosteron en yüksek seviyeye geliyor ve kendimize güvenimiz zirveye ulaşıyor!  İletişim becerimiz tam ve seks için mükemmel zamanlar.

Dördüncü hafta: Korpus Luteum evresi (21-28 gün)

4. haftanın ilk 2 günü yumurtlama dönemine benzer. Bedende hormonal dengeler oynamaya başlar ve östrojen ve testorejen azalır, vücut progestoren üretmeye başlar. “pms” dediğimiz adet öncesi gerginlik sendromu zamanı.

Bir halsizlik, huysuzluk, endişe, baş ağrıları, aşırı duyarlılık… Yavaşlamanın vakti.

Bir sonraki yazımda bu süreçleri daha detaylı olarak paylaşacağım. Sorularınız varsa, iletebilirsiniz.

Sevgilerimle,

Pınar

Yeni Başlayanlar için Meditasyon 101-3

Yeni Başlayanların Yaşayabileceği Engeller

Meditasyona yeni başladığınızda, huzursuzluk, sıkılma hali, korku, endişe, bunalmış ya da genel olarak direnç gibi engellerle karşılaşmak tamamen normaldir. Ben ilk başladığımda, kesinlikle oturamıyordum, içimde hep bir bir yere yetişme hali, aklımda yapacaklar listem oluyordu. Sonra fark ettim ki, yaptığım saat benim için uygun değil, bazı işleri halledip, ondan sonra yaptığımda daha rahat oturabiliyorum.

Zamanla ve pratikle, tüm engeller azalır ve süreç daha kolay hale gelir. Hepimizin meditasyona büyük bir şartlanma hatta ömür boyu yerleşmiş bir şartlanma ile meditasyona oturduğunu hatırlamakta fayda var. Zihin meşgul olmaya alışıktır. Sessizliğe alışkın değildir. Bu yüzden, hiçbir şey yapmama ve sadece durma fikrine alışana kadar doğal olarak direnecektir.

Engel 1: Zaman Yaratmak /Ayırmak

En yaygın bahane ya da dirençlerden biridir. “Zamanım yok”, “çok meşgulum” gibi… İlk başladığınız zamanlarda, düzensizlik olabilir, bir veya üç gün kaçırmanızın bir önemi yoktur. Unutmamanız gereken, düzenli bir uygulama en etkilidir ve asıl önemli olan, kaldığınız yerden devam etmeniz ve zihninizin sağlığını korumak için kendinize 10 veya 15 dakika – veya seçtiğiniz süre ne olursa olsun – vermenizdir. En son meditasyon yaptığınızdan bu yana, diyelim ki bir ay daha uzun sürdüyse, bazı temel bilgileri tekrar gözden geçirmek bile işe yarayabilir. Zamanla mı yanlış? Başlama motivasyonum neydi? Bu süreçte hayatımda değişen bir şeyler mi oldu gibi?

Engel 2: Uykulu Hissetmek

Bir meditasyon pratiğine başlarken uykulu hissetmek ve hatta belki de başının süreçte düşmesi normaldir. Bunun nedeni, zihnin “hiçbir şey yapmamak” ile gevşemeyi birbirine karıştırmasıdır. Sonunda, rahat bir odaklanma (elde etmeye çalıştığınız şey) ile tam gevşeme (meditasyonun bir yan ürünü) arasındaki farkı anlayacaktır.

Pratikte odaklı ve uyanık kalmak için yararlı olabilecek üç ipucu:

  • Yatarak yerine, dik bir pozisyonda deneyin.
  • Zihnin daha net olduğu sabah saatlerinde yapmayı deneyin.
  • Pencere açın ve biraz temiz hava alın.

Engel 3: Fazla Uyaran Olması

Yeni meditasyon yapanlar, meditasyon pratiğinin kütüphane gibi bir sessizliğin içinde olması gerektiğine inanır, bu da onları her küçük dikkat dağınıklığı ve sese karşı ekstra duyarlı bırakır. Tamamen sessizlikte oturmanız beklenmez, önemli olan; gürültülü bir komşu, sokakta çığlık atan çocuklar, yan odadan gelen müzik sesi, sokaktan geçen kamyon gibi ortamdaki tüm seslerle pratiğe yerleşmenizdir. Bu seslere takılmak yerine – ya da onları duymazdan gelmeye çalışmak ve bunu yapamadığınızda hayal kırıklığına uğramak – direnmeden onların gelip gitmelerine izin verin. Elbette ilk başlarda, bununla çok mücadele ediyorsanız her zaman kulak tıkacı veya gürültü önleyici kulaklıkları deneyebilirsiniz.

Sevgilerimle,

Pınar

Yeni Başlayanlar İçin Meditasyon 101-2

Değişen Bakış Açısı

Meditasyon problemlerinizi çözme sözü vermez ve sonsuz mutluluğun garantisi de değildir. Hayat, tüm zorlukları ve belirsizliğiyle gerçekleşir. Meditasyonun katkısı; çevrenizde meydana gelen durumlarla ilişki kurma, tepki verme ve görme şeklinizi değiştirmektir. Dışardaki tüm kaosun ortasında bir dinginlik sunar. Tutarlı bir uygulama ile – ve belli bir miktar açık fikirlilik ve araştırma istekliliği ile – sağladığı değişim kademeli, incelikli, elle tutulamaz ama derindir. Hem kendiniz, hem de başkaları hakkında hissetme şeklinizi değiştiren artan bir farkındalık ve anlayış duygusunu içerir.

Uygulama Kolaylıkları

Doğru Zaman, Doğru Yer;

İlk adım, mümkünse haftada birkaç kez düzenli bir uygulama yapmaktır. Başlangıç için bazı noktaları mutlaka belirle: Ne kadar zaman ayıracağın ve nereden yapacağın gibi ;

Önerilerim; 10-15 dakika zaman ayırmak ve nispeten rahatsız edilmeyeceğin (biraz arka plan gürültüsü sorun değildir) bir yer olması. Bir alışkanlığı oturtmak ya da oluşturmak disiplin ve azim gerektirir, bu yüzden bir rutini onurlandırmak – yani aynı zamanda, aynı yerde – meditasyon pratiğinizi geliştirmenize yardımcı olur. Pek çok insan meditasyonu, dişlerini fırçalamak gibi zaten yaptıkları rutin bir alışkanlıkla eşler. Meditasyon yapmak için en uygun önerilen zaman sabah ilk iştir, ancak sabah, öğleden sonra veya akşam gibi programınıza uygun bir zaman bulmak bence daha önemlidir. Çünkü sabah yapılması önerilse de, eğer sizin için yoğun bir zaman dilimiyse sabah, siz kendinizi rahat hissedeğiniz bir zaman aralığını seçebilirsiniz.

Ne Giymeli ?

İstediğini giyebilirsin. En önemlisi rahat olmak ve hissetmektir. Bir kravat, kemer veya atkı takıyorsanız, gevşetmek ve ayrıca rahatsız edici, dar ayakkabı veya topuklu ayakkabılarınızı çıkarabilirsiniz.

Nasıl Oturmalı?

Evde veya dışarıda meditasyon yapabilirsiniz. Bir minderde, bankta, sandalyede veya sizin için uygun başka herhangi bir yerde oturabilirsiniz. Bir ağacın yanında bağdaş kurup oturmak, lotus pozisyonda oturmak gibi lanse edilen görüntüleri unutun 🙂 Bunların hiçbiri gerekli değildir ve öyle oturmadığınız da daha az yararlı olmaz.

Yeni başlayanlar için; dik bir sandalye kullanmayı öneriyorum. Sandalyenin önüne doğru oturmak doğru duruşa yardımcı olacaktır: Sırt düz, boyun gevşemiş, çene hafifçe içeri girmiş. Ellerinizi gevşek bir şekilde dizlerinize veya kucağınıza yerleştirebilirsiniz.

Ne Kadar Sürmeli?

Ne kadar süre meditasyon yapacağınız, tercihlerinize, yaşam koşullarınıza ve mevcut zamanınıza bağlıdır. Sürdürülebilirlik, süreden daha önemlidir. İlk başladığınızda, 5-10 dakikalık bir süre ile başlamanız önerilir. Yeni başladığında 10 dakika sessizce oturmak çok kolay değildir, bu yüzden 3 veya 5 dakikalık rehberli meditasyonlardan başlamakta da bir sakınca yoktur. Bu yüzden ilk başlarda rehberli meditasyonları deneyebilir ve sonrasında süreçte ilerledikçe kendi kendinize yapabilirsiniz.

Motivasyonunuz Konusunda Net Olun!

Herkesin, meditasyon yapma nedeni öznel ve farklıdır. Neden meditasyon yapmak istediğini bilmek, net bir motivasyonla başlamak yararlıdır. Neden yaptığınıza dair net bir amacınız yoksa, büyük ihtimalle uygulamaya devam etmekte zorlanırsınız. Pratiklerinizde ne elde etmek istediğiniz konusunda net olmanız- daha mutlu hissetmek, daha sakin hissetmek, daha fazla odaklanmak ya da daha az stres olmak gibi – kendinize verdiğiniz bu sözü tutmanın yanı sıra doğru zihin tutumunu yaratmanıza da destek olur.

Gün begün İlerleyin

Meditasyon ömür boyu süren bir yolculuktur, hızlı ilerleme kaydedeceğin bir depar koşusu değildir. Günlük pratik, adanmışlık, sabır ve uygulama gerektiren bir beceridir. Faydalarının zaman içinde kademeli olarak hissedildiğini hep hatırlayın.

“İyi” veya “kötü” meditasyon yoktur ve “başarılı” veya “başarısız” da yoktur; yalnızca farkındalık ve farkında olmama veya dikkat dağıtma ve dikkat dağıtmama vardır. Zamanla, zihin daha az dikkati dağılmayı öğrenir ve farkındalığımız daha stabilize olur.

Meditasyon Pratiği Sonrası Farkındalıkla Kalmak

Şimdiki anla ilgili farkındalık için meditasyon yaparız. Bu becerinin amacı, bizi gün boyunca daha farkında ve odakta tutmaktır. Meditasyonun sonunda, o andaki zihnin kalitesini fark etmek ve onu günün geri kalanına taşıma niyetinde olmak önemlidir. Meditasyon sonrasında, ne yapacağınız konusunda- dişlerinizi fırçalamak, duş almak veya kahvaltı yapmak gibi- net bir fikir oluşturun. Meditasyon sürecinde oluşturduğunuz sakin ve kaliteli ferahlığı kaybetmemek için, bu farkındalığı yaptığınız bir sonraki aktiviteye de taşıyacağınızdan emin olun.

Sevgilerimle,

Pınar