Meditasyon Ne Değildir?

Meditasyon farklı birisi olmak, yeni bir kişi veya hatta daha iyi bir insan olmakla ilgili değildir. Aydınlanmak değildir. Dini bir ritüel değildir.

Meditasyon Nedir?

Meditasyon, zihni eğitmek üzere 2.500+ yıldan fazladır kullanılan bir uygulamadır. Tarihsel olarak baktığında, münzevi keşişler, kung fu ustaları, yogiler tarafından kullanılan bir uygulama ancak son yıllarda olimpiyat atletlerinin ve A listesindeki ünlülerin tercih ettiği bir performans artırıcı olarak yaygınlaştı.

Meditasyon ana akım haline geldi. Bunun bir nedeni, meditasyonun genellikle dikkatinizi eğitmek ve odaklamak için en etkili yollardan biri olarak kabul edilmesidir.

Farkındalık eğitimi almak ve sağlıklı bir bakış açısı kazanmakla ilgilidir. Düşüncelerinizi veya hislerinizi bastırmak yerine fark etmektir. Yargılamadan onları gözlemlemeyi öğrenmek ve nihai olarak onları daha iyi anlamakla ilgilidir.

Meditasyon Bir Beceridir

Meditasyon yapmayı öğrenmek, bisiklete binmek, yüzmek ya da başka herhangi bir beceriyi öğrenmek gibidir. Daha önce hiç çalıştırmadığınız bir kası çalıştırmak gibi düşünün.

Bir maratonda koşmak istiyorsanız ne yaparsınız? Öncelikle koşmaya başlamalısınız, eğer daha önce hiç koşmadıysanız hayatınızda belki önce hızlı yürüyüş ile başlamalısınız antremanlara. Her gün belli bir süre koşmalı ve bir kondisyon edinmelisiniz. Aynısı meditasyon içinde geçerlidir. Rahat bir şekilde meditasyon yapabilmeniz için tutarlı bir pratik gerekir. Ve bu noktada bir öğretmen, yol gösteren ya da bir kolaylaştırıcı- günümüzde bir çok app’te var artık- varsa genellikle süreç daha kolay ilerleyecektir.

Meditasyonda süreklilik önemlidir, mükemmel olması değil.

Mükemmel, kusursuz meditasyon diye bir şey yoktur. Bazen odak noktanız kaybolur (mantra) veya nefesini takip etmeyi unutursunuz. Nefesi saymayı unutursunuz, düşünceler deli gibi üşüşür beyninize. Her yeriniz kaşınmaya başlar. Zihin devreye girer ve ” Ne saçma” der. “Sen yine yapamadın, olmadı” der. Bunların hepsi iyi isaretler- Bana hiç olmadı ama belirteyim🤪 Ben ilk meditasyon ile aydınlandım ve bir daha hiç yapmam gerekmedi, çok şükür 😂- Bunların hepsi deneyimin bir parçası. En önemli şey tutarlı bir şekilde meditasyon yapmaktır. Haftada 1 gün yarım saat yapmak yerine, her gün 5 dakika yapmak daha iyidir. Bu noktada yolculuğun, varış noktasından daha önemli olduğu şeylerden biridir.

Zihin tuhaf bir yer olabilir?

Zihni rahatlatmak zaman alır. Yol boyunca aksilikler olabilir ve hepsi meditasyon yapmanın bir parçasıdır. Denemeye devam. Sadece her gün kendin için o alanı açarak ve zamanı ayırarak bile harikasın. Dün iyi gelmemiş olabilir, yarın daha da kötü olabilir, hiç yapamadığını düşünebilirsin, bunlar zihnin oyunları ve süreç içerisinde çok normaldir. 🤯

Geleneksel olarak, meditasyon boyunca tekrar ettiğiniz bir mantra – bir kelime ya da söz – ya da nefes takibi vardir. Bunu yaparken, zihniniz dolaşır. Hiç akla gelmeyecek yerlere gider. Bu doğaldır. Meditasyon pratiği, dikkatinizi odaklandığınız tek şeye geri getirmekle ilgilidir. Odak gider, fark ettin, hop odağı geri getir.

Meditasyonda bir saat oturursan, dikkatin 500 defadan fazla düşünce ve hayallere kayabilir. Bu iyi. Meditasyon yaparken tek işin, odak nesnenden uzaklaştığında dikkatini geri getirmektir. Pratik sürecinde, rahat, hareketsiz ve tetikte olmak önemlidir.

Bir gün fark edersin ki baya bir yol almışsın. Defalarca yaptığında, yavaş yavaş rahatlamış ve odaklanmış bir zihin durumuna girersin. Artık meditasyon yapacağın o anı bekler olmuşsun. İşte bu mümkün:)

Sevgilerimle,

Pınar 🧘🏻

Hayal/Vizyon Panosu Hazırlamak

Evlerde oturmaya devam ettiğimiz bugünlerde çok severek yaptığım bir çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim. Bu benim her sene arkadaşlarım, ailem ile birlikte yapmaktan keyif aldığım bir çalışmadır.

Öncelikle konuları belirlemek önemli.

  • Hayatında nelerin olmasını istiyorsun?
  • Hayal panonda nelerin yer almasını istersin?
    • Değerler?
    • Kariyer hedefleri?
    • Aile hayatı?
    • Aşk ?
    • Hobiler? —
  • Öğrenmek istediklerin?
  • Hayatında büyütmek /yer açmak istediğin alanlar?

Hayal panonuzu isterseniz hayatınızın farklı alanları için birden fazla hazırlayabilirsiniz. Önemli olan sürekli görebileceğiniz bir yere koyacağınızı hatırlayarak hazırlamak olacaktır. Dergi ve gazete fotoğrafları, kendi fotoğraflarınız, yazılar, sevdiğiniz sözler, mottonuz gibi bir çok şeyi kullanabilirsiniz. Burada en önemli konu, panonun sizi yansıtıyor olmasıdır. Panoyu hazırlarken hissetiğiniz heyecan, şevk ve mutluluğu ona her baktığınızda hatırlıyor ve hissediyor olmanız yaratım süreci için önemli noktalardandır.

POZİTİF NİYET NEDİR?

Gerçekleştirmek istediğiniz konuyu, zihninizde tasarlayıp, yapmayı düşünmeniz NİYET’tir. Niyeti söze dökerek ifade etmek onu güçlendirir. Niyet, enerjinin yön bulması için önemlidir. Niyet istediklerinizi hayatınıza çekmeniz için en büyük araçtır. Niyeti ortaya koyarken kullanılan ayrıntılar önemlidir. Çünkü Yaratıcıya « İşte tam da böyle bir şey istiyorum« derken, ne istediğinizi net belirtmelisiniz.

Niyetinizi maddi olarak belirlemektense, onun size sağlayacağı manevi tatmini belirtin. Yani; «Araba istiyorum» gibi bir hedef yerine, arabanın size vereceği hisse/duyguya odaklanın. Özgürlük gibi

Bir kez niyetinizi netleştirdikten, sonra gerçekleşeceğine dair en ufak şüphe duymayın.

YARATIM NEDİR?

Yaratım 3 boyutta gerçekleşir.

0-Arzu ilk düşünce –yaradılışın başlangıcı

1.Boyut -Düşünce- yaratıcılığın ilk boyutu

2. Boyut- Söz- söylediğin herşey ifade edilmiş düşünce-yaratıcı ve yaratıcı enerjiyi evrene gönderir.

3. Boyut- Aksiyon– Hareket eden sözler – hayat bulur –davranış, eylem

Düşündüğün ama ifade etmediğin şey bir boyutta yaratır.

Düşündüğün ve söylediğin bir başka boyutta yaratır.

Düşündüğün, söylediğin ve yaptığın realitende gerçekleşir.

Panoyu hazırladıktan sonra;

Sürekli görebileceğiniz bir yerde olması önemlidir. Eve aldığınız yeni bir objeyi ilk zamanlar hep fark edersiniz, bir süre sonra görmemeye başlarsınız. 15-20 gün sonra, fark etmemeye başladığınız zamanlar için, her hafta 10-15 dk. en az bir kere karşısına oturmayı alışkanlık edinin. Bu süreçte, panonuzda yer alan yazı ve resimleri hangi duygular ile seçtiğinizi, her birini teker teker inceleyerek ve hatırlayarak bakın. Yerini değiştirmek de bir başka çözüm olabilir. Panonuz size istediğiniz hayatı hatırlamanız ve hedeflerinizi gerçekleştirmeniz için harika bir motivasyon aracı olacaktır.

Vizyon Panosu Nasıl Çalışır?

Vizyon panosu beyninizde hedeflerinizi canlandırmaya yardımcı olduğu için çalışan bir yöntemdir. Görsel bir çalışmadır, bir nevi Hıdrellez ritüeline de benzer aslında. Hayalinizde canlandırmak yapabileceğiniz en güçlü zihin egzersizlerinden biridir.

Olimpiyat atletleri bu yöntemi çok uzun yıllar performanslarını yukarı taşımak için kullanmışlar. Psychology Today’in yaptığı bir araştırmaya göre gerçekten ağırlık kaldırdığınızda beynin uyarılan bölümleri ile ağırlığı fiziki olarak kaldırmadan, kaldırıyormuş gibi hayal ettiğinizde uyarılan bölümleri oldukça fazla benzerlik gösteriyor.

Vizyon Panosunu Hazırlarken Neler Yapmalıyım?

Öncelikle kendinize güzel bir ortam hazırlayın. Belki bir mum, güzel bir koku ve mutlaka sevdiğiniz bir müzik. Yerde ya da masa da yayılarak çalışacak bir ortam, aileniz ya da sevdiğiniz arkadaşlarınız ile birlikte. Renkli kalemler, görseller, kartonlar, dergiler, fotoğraflar size yardımcı olacaktır.

Yukarıda vermiş olduğum sorular üzerine düşünün ve yazın. İstek ve hedeflerini niyetlerin ile birlikte sana hissettireceklerini tüm duyularınla hisset ve sonra tüm bunları panona her türlü görsel ve yazı ile aktar.

Sevgilerimle,

Pınar

21 Aralık 2020 -Kış Dönümü

21 Aralık kış dönümü en uzun gece ve aynı zamanda Güneş’in yeniden doğumu olduğu inancıyla yenilenme ve yaratım için çok kuvvetli güçler taşıdığına inanılır.

Yaz dönümünde olduğu gibi, kış dönümüde ateş ile kutlanır ancak yaz gündönümü daha çok doğurganlığa dairken, kış dönümü yeni bir doğum veya bir döngünün başlangıcı olarak onurlandırılır.

Aslında yeni yıl kutlamalarının bir çoğu ile bu ritüeller iç içe geçmiştir. – mum yakmak, ağaç süsleme gibi- Günümüzde kış gündönümünü kutlamanın -günlüğüne bugüne dair içsel yansımalarını yazmak, meditasyon yapmak, tütsü yakmak- birçok yolu var.

Evi/Ortamı/ Odayı Arındırmak : Adaçayı / defne yaprağı tütsüsünü tüm odalarda dolaştırmak -Benim en sevdiklerimden biri 🙂 Ruh halinizi yükseltmek, stresi azaltmak ve kendinizi ve çevrenizdeki negatif enerjilerden kurtulmak için kullanılan eski bir uygulamadır. Bu kendi başına faydalı bir ritüel olsa da, aynı zamanda yakma törenine de büyük bir arkadaştır! Tütsünüzü yakın ve dumanı odalarınızda, belirli nesnelerin üzerinde ve hatta kendinizin üzerinde çalıştırarak temizleyin!

Yakmak / Ateş : Bir çok kültürde, ateş bir arınma ve yeniden doğuş kaynağı olarak görülür ve aynı zamanda bilgeliği ve bilgiyi sembolize eder. Bırakmak istediğiniz duygu, düşünce, kalıp, inanç gibi herşeyi bir kağıda yazın: zehirli bir ilişki veya sizi engelleyen herhangi bir şey. Sonra hepsini yakın. Bu kağıtların “ölümü”, daha olumlu bir geleceğin “doğumuna” yol açıyor.

Yazmak: Güzel ve kolay bir niyet belirleme uygulamasıdır, çünkü sizi oturup günlük hayatın çılgın temposunda gözden kaçan bir şekilde düşünmeye zaman ayırmaya teşvik eder. Bir defter ve bir kalem alın ve yazmaya başlayın! Yazmanın doğru ya da yanlış yolu yoktur. Bu sadece düşüncelerinizi kelimelere dökmekle ilgili. Yeni başlayan döngü ile ilgili netleşmeni sağlar.

Bu yıl neyi doğru yaptın?

Neyi farklı yapmak isterdin?

Önümüzdeki yıl için ne umuyorsunuz?

Önünde ne var?

Yazdıklarınız, zamanınızı ve enerjinizi, sizin için gerçekten önemli olan şeylere odaklamanıza yardımcı olacaktır.

Sevgilerimle,

Pınar

Neden Bilinçli Bağlantılı Nefes Pratiğiniz Olmalı?

Bilinçli bağlantılı nefes bir çok kişinin çok da aşina olmadığı, unuttuğu hatta önemsemediği bir alışkanlık hatta sanattır. Yüzyıllardır nefes çalışması, yani pranayama, özellikle yogik uygulamalarda şifa ve dönüşümün en önemli anahtarlarından biri olarak yer almıştır. Tüm bunlara rağmen nefesin ve farklı nefes alışkanlıklarının gerçekte ne yaptığı ve farklı nefes pratiklerinin bedene, zihne ve ruha neler yaptığı konusunda biraz kafa karışıklığı vardır.

Bilinçli Bağlantılı Nefese Dair

Nefesinizin düşüncelerinizle bağlantılı olduğunu biliyor musunuz? Anne karnındaki süreçte ve doğumunuzdaki tm düşünce kalıpları nefes alma mekanizmanızı etkiler. Bu da kişiliğinizi ve dünya üzerindeki deneyimizi etkiler aslında. Bu nedenle bilinçlatınızı dönüştürmenin yolu nefesten geçmektedir.

Batı dünyasındaki ilk nefes hareketi olan Rebirthing Nefes Uluslararası Kurucusu Leonard Orr’a göre, ” Bir ilham ve öğrenme eylemi olarak nasıl nefes alacağını nefesin kendisinden öğrenme hali…”

Bu basit gibi görünsede, nefes mekanizmasını özgürleştirmek belli bir pratiği gerektirir.

pexels-cliff-booth-4057865
Pexels-Cliff Booth

Eğer nefesin gücü sizi büyülediyse ve faydalarını keşfetmek istiyorsanız, işte bilmeniz gerekenler;

1- Gerilimden Özgürleşmek

Nefes alışın nefes verişe bilinçli olarak gevşeyen ve rahatlayan bir tutumla bağlanması süreci, bedendeki acı ve ağrı gibi sıkışmış gerginliklerin bırakılmasına izin verir. Bu genelde bedende sıkışmış ve bastırılmış olan duygulardan kaynaklanır. Bir nefes çalışmasında kişiler farklı nefes patternlerine sahip olsalar da, uygun ve nitelikli bir rehberlik ve açık bir zihin ile tüm bunların üstesinden gelmeyi öğrenebilir.

En büyüleyci olan farklı patternlerin, hayatta kalma mücadelecesi, komfor alanında kalmak ve/veya ölüm korkusu gibi inançlar ile bağlantılı olmasıdır. Kişi özgür ve tam olarak nefes aldığında, bedeninde gerilim biriktirmez. Hayata karşı daha kabullenici ve genel olarak rahat olurlar. Bu doğal olarak ve hiçbir zorlama olmadan oluşur.

 2- Bilinç Açıklığı Sağlar:

İnsan olarak, anı deneyimlemek gibi müthiş bir yeteneğimiz var ve her anı ile ona ait bir anlamımız mevcut. Bu anılar hücresel hafımıza yerleşmiştir ve bizi geçmişin hapishanesinde tutarlar.

Bilinçli bağlantılı nefes ile olan, bu anıları güvenli bir şekilde yeniden yüzeye çıkartmak ve nefes alarak,- nefesle içinden geçerek- sonuç olarak onlara verdiğimiz tepkiyi ve anlamı değiştirmektir. Örnek olarak, Fredric Lehrman*, doğumumuzun tüm eylemlerimiz üzerindeki etkisini vurgular ve her yeni doğuş deneyimi ile kişinin eski bilinçlatı kodları çözülür ve güvenli bir şekilde bütünleşir.

3- Farkındalık Sağlar:

Düşüncelerimiz yaratıcıdır ve gerçekliğimizi etkiler. İster sağlıklı düşünelim, ister sağlıksız düşünelim, dış dünyaya tepkilerimiz iç dünyamızda olup bitenlere dayanır. Bilinçaltı sürekli sonuçlar üretir. Bu düşüncelerin farkında olmak ve nefes çalışmaları ile dönüştürmek bilinçaltına yeni bir programindirmek gibidir. Buna ilave olarak, olumlama olarak da bilinen kendi kendini güçlendiren ifadelerin kullanılması farkındalık sürecini geliştirir ve güçlendirir. Bu olumlamaları seans sırasında ve sonrasında kullanmak daha güçlü ve kalıcı etki yaratır.

4- Bilinçsiz Doğum Senaryosu İyileşir:

Bir çok kişi bilinçsiz doğum öncesi dönemler, doğum anılarının yaşamdaki algımızı ve davranışlarımızı etkilediğinden bahsetmiştir.

Fransız kadın doğum uzmanı ve Şiddetsiz Doğum kitabının yazarı Frederick Leboyer, doğumdan büyülenmiş ve doğumun doktorlar ve prosedürlere dair olmadığının, sadece bebek ile ilgili olması gerektiğini vurgulamıştır. Kitabında doğumu bir bebeğin gözünden anlatarak, ne kadar travmatize edici olabileceğini vurgulamıştır.

Her birey nefes çalışmalarında, kendi doğum senaryolarını yeniden yaratmakta olduğunun farkında olmalıdır. Bu çalışmaların niyeti kişilerin kendi kalıplarını, limitlerinin farkına varması ve dönüştürmelerine yardımcı olmaktır.

Özet:

Tüm bu bahsettiklerim sağlığınızı, zindeliğinizi ve bütünsel iyiliğinizi genişletirken aklınızda bulundurmanız gereken ana hatlardır. Fiziksel bedende bizi hayatta tutan özün nefes olduğunu her an hatırlamakta çok faydalı olacaktır. Kendi nefesinizle sevgi dolu bir ilişki kurarak, hayatta nasıl geliştiğinizi kolaylıkla deneyimleyebilirsiniz.

Sevgilerimle,

Pınar

* Nomad Üniversitesi Direktörü FREDRIC LEHRMAN, 25 yılı aşkın süredir işletme psikolojisi alanında aktiftir. Parayı Doğru Almak: Zenginlik Psikolojisi adlı tanınmış semineri, binlerce insanın para konusundaki endişelerini sona erdirmesine ve yaratıcılıklarını ve refahını genişletmesine yardımcı oldu.

**Bu yazı Breathmag’deki bir yazıdan çevirilmiş ve kendi yorumlarım ile harmanlanmıştır.

https://justbreathemag.com/mind/new-consciousness/4-reasons-to-practice-conscious-connected-breathing/

Nefes Alışkanlığınız Nasıl?

Dünyada yaklaşık 7,6 milyar insan yaşıyor ve inanılmaz bir şekilde, aynı havayı paylaşmamıza rağmen, her birimiz tamamen benzersiz bir şekilde nefes alıyoruz – nefesimizin hızı, ritmi ve akışı parmak izimiz kadar farklı.  

Benzersiz nefes modelimizin özelliklerini keşfetmek ve fark etmek oldukça  yararlı ve aydınlatıcı. Çünkü nasıl nefes alıyorsak, hayatı da o şekilde yaşıyoruz. Bilincimiz tamamen nefesimize yansıyor. Nefes alışkanlığınızı analiz etmek ve anlamlandırmak için iyi ve tam eğitimli bir nefes koçunun gözüne ihtiyacımız var çünkü üzerimizde olumlu ya da olumsuz etkisi olabilecek herhangi bir şeyi tanımlama ve anlamamıza yardımcı olur. Bununla birlikte, kendi başımıza çok şey keşfetmek ve fark etmek mümkün.

Nasıl Yapabilirsiniz?

Bir elinizi yavaşça karnınızın alt kısmına (göbek deliğinizin biraz altına) ve diğerini göğsünüzün üst kısmına (köprücük kemiğinin hemen altına) yerleştirin. Birkaç nefes alın. Nefes bedeninize nereden giriyor ve nereden çıkıyor? Burundan mı yoksa ağızdan mı? Nefes alırken vücudunuzun daha çok nerede hareket ettiğini izleyin. Alt karın mı yoksa üst göğüs mü? Araştırmanızı derinleştirmek için burada birkaç nefes daha alın.

Bunu yaptıktan sonra, kendi benzersiz nefes alma modelinizi keşfedebilirsiniz. İşte dört yaygın türün ne anlama geldiğini okuyabilirsiniz. Yaptığınız bu uygulama genel geçer bir sonuç vereceğini ve aslında çoğunlukla o an içinde bulunduğunuz durumu yansıtabileceğinin altını da çizmek isterim:

1-Karın Bölgesinde Nefes: Karnınızın alt kısmı nefes alırken göğsünüzün üst kısmından daha fazla mı yükseliyor? Bu, karnınızın alt kısmında nefes aldığınızın göstergesi olabilir. Bu, nefes için sağlıklı bir temel olan diyaframın devreye girdiği anlamına gelir. Nefesi göğsün üst kısmına doğru genişletmek, daha enerjik hissetmenize ve duygularınızla daha derin bir şekilde bağlantı kurmanıza olanak sağlar.

2- Üst Göğüs Bölgesinde Nefes: Nefes alırken göğsün üst kısmı karından daha fazla  yükseliyor mu? Bu, üst göğüs nefesli olduğunuzu gösterebilir. Enerjik ve ilham dolu hissetme eğiliminiz olabilir, ancak odaklanmakta ve topraklanmış hissetmekte zorlanabilirsiniz. Alt solunum bölgesine (pelvik diyafram) daha çok nefes almak, daha az kaygılı, daha topraklanmış ve daha fazla hissetmenize yardımcı olacaktır.

3- Ters Nefes: Nefes alırken, göbeğiniz içe çekilip ve göğsünüzün üst kısmı yükseliyor mu? Bu, ters nefes alabileceğinizi işaret eder. Bu, hayatınızda her şeyin biraz altüst olduğu anlamına gelir. Panik olmayın, sağlıklı bir diyafragmatik nefesi yeniden oluşturmanıza yardımcı olacak pek çok nefes egzersizi vardır. Pelvik tabanı, karın kaslarını ve diyaframı sağlıklı bir şekilde çalışmak için yeniden devreye sokmak, daha sakin, daha hazır ve daha az kaygılı hissetmenize yardımcı olabilir.

4-Doğala Yakın Nefes: Üst ve alt göğsün her iki tarafında nefes eşit mi? Tam nefes alıyorsanız ve nefes arasında bekleme ya da bir nefes tutma yoksa, bu iyi haber! Nefes serbestçe akıyor, nefes alırken tüm gövdeyi dolduruyorsa, genişlemiş ve çabasız hissediyorsanız ve nefes verirken bırakmanın rahatlığı hissediliyorsa, o zaman doğal bir nefes alışkanlığı yolundasınız demektir. Yine de her zaman iyileştirme için yer vardır!

Sevgilerimle,

Pınar