Geçmiş Geçmemiş

Son haftalarda geride kaldığını düşündüğüm duyguların sadece küllendiğini ve hemen harekete geçebileceğini fark ettim.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım ve nefes hakkında telefon ile konuştuğum birisi ile yüz yüze tanıştık.

Birbirimizi hiç görmemiş olmamıza rağmen o kadar tanıdıktı ki herşey. Nasılsın diye sormadan, hiç düşünmeden ağzımdan kelimeler, gözümden yaşlar dökülüverdi. Nereden nasıl geldiğini anlamadım bile, o an anladım ki kendi geçmişime ağlıyorum, bir an ne kadar taze ve orada durduğunu fark ettim o günlerin.

Aynı yollardan farklı zamanlarda yürüdüğümüzü, o zaman bilmediğim, fark etmediğim herşeyi onunla paylaşmak ve yalnız olmadığını söylemek istedim ve söyledim de. Hikayesinin benden farklı bitmesini canı gönülden diledim ve tüm bu süreçte diğerine olduğu kadar kendisine de çok iyi bakması gerektiğini tekrar tekrar söyledim.

Sonra birbirimizi kucakladık ve ayrıldık. Hiç tanımadığım birisiyle bu kadar yakın olmak ve paylaşabilmek ne güzeldi.

Bir hafta bile olmadan, liseden bir arkadaşım bir trafik kazası sonucunda vefat edince, cenazede arkasından ağlayan kardeşini görmek ve ona sarılmak 😦 İşte yine oradaydım, kendime sadece dışardan bakıyordum. Ona sarıldığım gibi aynen kendime de sarıldım o an. Hepsinin geçeceğini söylemek istedim, sadece sarıldım ve “Kendine iyi bak” dedim.

Tüm bunlar için nefese, kendime ve beni bugünlere getiren tüm tecrübelerime bir kez daha teşekkür ettim.

Benim Mutlu Yerim

İstanbul’a taşındığımızdan beri İzmir tatilleri ve özellikle yazın Çeşme’de geçirdiğim zamanlar benim tüm yıl iple çektiğim bir süre oluyor. Çeşme’de hem aile ve dostlarla birlikte olmak, hem de deniz ve güneş ile geçen günler benim şarj olmamı sağlıyor.

Her sabah bahçede meditasyon gibi kahvaltı ve kahve keyfi yapmak, komşularla günaydınlaşmak, balkondaki kedilere mama vermek gibi ufacık şeyleri hiçbirşeye değişmem mümkün değil. Her yaz buraya koşarak kızımla birlikte gelmek yoğun şehir hayatına gerçekten güzel bir mola oluyor.

Her hafta yerel pazardan gidip alışveriş yapmak, tamamen yeşil ve zeytinyağlılar ile beslenmek, yüzme & yürüyüş gibi aktivitelerle kilom aynı kalsa bile bedenim hemen fark edip sıkılaşıyor.

Kışın kasvetli günlerinden sonra sürekli balkonda vakit geçirmek, güneş ve her gün denize girmek insanı gerçekten çok güzel topraklıyor ve bu da ruh halime hemen olumlu bir Pınar olarak yansıyor.

Yakın çevrem bilir sürekli yazın bana çok iyi geldiği ve İstanbul’a dönünce bu yüksek ve olumlu enerjimin belli bir süre içinde yok olup gittiğinden bahsederim. Bu yaz anladım ki Çeşme benim “mutlu yerim” buraya gelmek beni yenileyen bir süreç.

Umarım sizlerde kendi “mutlu yer”inizi bulmuş ve günlük rutinin dışına çıkıyorsunuzdur.

Benim için en önemli gelişim noktası İstanbul’a döndükten sonra yılın geri kalanında bu “mutlu yerim” hissini sürdürebilmek olacak.

Sevgilerimle,

Pınar

Ruhsal Dönüşümün Gücü

Değişim ve dönüşüm arasındaki farkı bilmenin çok önemli olduğunu düşünüyorum. Dönüşümü düşünmek ile dönüşmek birbirinden çok farklıdır. Dönüşüm düşüncede bir değişim, kendini başka türlü görmek ya da başka türlü davranmak değildir. Okumaya devam et Ruhsal Dönüşümün Gücü

Hay House Dünya Zirvesi 2018

Hay House, geçen yaz vefat eden Louise Hay’in 1984 yılında, Düşünce Gücüyle Tedavi (You Can Heal Your Body) ve Hayatını İyileştirebilirsin (You can Heal Yourself) adlı iki kitabını basmak için kurdugu bir yayınevi iken, her iki kitabın tüm dünyada 35 milyonun üzerinde satması ve uluslararası çok satanlar listelerinde kalması ile büyüyor ve Louise de  uluslararası bir dönüşüm lideri oluyor. Okumaya devam et Hay House Dünya Zirvesi 2018