Benden Haberler

Kurumsal iş hayatımın sona ermesi ve kardeşimin vefatı sonrasında bir süre dondum kaldım hayatta. Doğal nefes ile tanışmam sonrasında, sürekli eğitimlerin içinde yer aldım. Eskiye dair tüm bildiklerimi bir kenara koydum.

Bu noktada “unlearning” terimini biraz açıklamak istiyorum. Bu akımın öncüsü Alvin Toffler ve gerçekten ilham verici ve ufuk açıcı bir kişi. 

Learn to unlearn then relearn! (Bildiklerini bırakmayı öğren ve sonra tekrar öğren!)

Alvin Toffler

Eğitimleri almak ve eğitim vermek bir noktada benim için bir yaşam tarzı oldu. Hepsinin çok faydası oldu, kendime, bedenime dair farkındalığımı sürekli artırdı. Öğrenmek hiçbir zaman zor olmadı ancak eski öğrendiklerimi bırakmak zorlu oldu. Artık işime yaramayan ne kadar çok şeye tutunduğumu fark ettim her seferinde.

Pandemi döneminde de eğitimlerim devam etti. Şanslı bir kadınım ki hayat hep önüme en iyileri çıkarttı. Uzun yıllardır aklımın bir köşesinde olan yoga eğitimini tam da istediğim şekilde Zeynep Aksoy ile aldım. Mayıs ayı itibarıyla eğitimi tamamladım.

Tüm bu süreçte öğrendiklerim, nefes konusundaki uzmanlığıma da yansıdı. Nefes çalışmalarını bir süredir online olarak yapıyorum. Neler değişti derseniz, biraz daha karşımdaki kişi ile sorumluluğu paylaşarak ilerliyorum artık. Kişinin nefesine dair farkındalığını artırarak, kendi kendine çalışabileceği bir süreçle birlikte ilerliyoruz.

Aynı zamanda okuduğum, takip ettiğim, eğitimlerine katıldığım kişiler ile röportajlar yapmaya başladım. Çok büyük bir keyif benim için. Yakında röportajlar yayınlandıkça sizlerle de buradan paylaşacağım. Bu konuda vesile olan canım Burcu Öztınaz Kömürlü‘ye ne kadar teşekkür etsem az.

Bir yandan da içimde bir süredir yanmakta olan bir çember ateşi mevcut. Ne zaman, nasıl ve ne şekilde olacağını bilmiyorum. Bekliyorum. Tüm kadınlar bir araya gelelim, birbirimizi dinleyelim, birbirimize rehber olalım istiyorum. Bunu da buraya günü geldiğinde başlamak niyetiyle buraya bırakıyorum.

Sevgilerimle,

Pınar

Korona Günlerinde Duygusal Hallerimiz

Korona pandemisi başladığından beri, insanlık olarak her türlü acı dolu hissin içinden geçiyoruz: anksiyete, acı, korku, extrem stres, aklınıza ne gelirse ekleyebilirsiniz. Ve tüm bu hisleri eskisine göre daha fazla ve güçlü olarak hissediyoruz. Benimde gerçekten zorlandığım anlar oluyor.

Bu noktada bana en çok yardımı olan, tüm bu hislerin sadece kalbime ya da zihnime değil, fiziksel ve enerji bedenime de olduğunu hatırlamak oldu. Böyle olunca daha çok bedende olup, zihinde kalmamak mümkün olabiliyor.

Böyle bir zamanda bunu yapmaya çalışmak bile oldukça yorucu aslında. Pandemi ile ilgili bir çok bilinmeyen var. Kimse kendi viral enfeksiyon durumunu bilmiyor. Sorulara verilecek cevaplar olmadığı için bu noktada kendini sakinleştirmek pek mümkün değil. Akıl bunu biliyor.

Meditasyon çalışmalarında en çok kullanılan odak noktalarından olan nefes bu noktada şöyle devreye girer. Nefesin bedenin farklı bölgelerinde (karın, göğüs gibi) yarattığı fiziksel duyulara/ duyumlara dikkat edebilirsiniz. Burada benim dikkatinizi çekmek istediğim nokta, bedeninizdeki hisleri fark etmeniz. Bunu hemen şimdi bile deneyebilirsiniz. Şu an kendini, bedenini bir tara. Nasıl hissediyorsun tam şu anda? Sıkılmış? Üzgün? Kaygılı? İyi? Sabırsız? Şimdi de bu hissi bedeninde nasıl hissediyorsun?

Örnek vericek olursam; kaygı dersek; bu genelde göğüs bölgesinde telaşlı bir enerji gibi hissedebilirsin. Üzüntü genelde kalp bölgesinde bir ağırlık gibidir. Kızgınlık kollarda, omuz ve boyunda bir gerginlik olarak fark edilir. (Şu an ben) Bunların hepsi birer örnek ve herkes birbirinden farklı ve tabi sizlerin hissettikleriniz benim burada anlattıklarımdan çok daha farklı olabilir. Bu normal.  

Önemli olan şu an yaşadığımız gibi ektrem hal ve durumlarda, zihni pass geçmek bir alternatif olabilir. Bedende kalmak daha iyi gelebilir. Bedeninde fiziksel seviyede neler olduğunu fark etmek bir seçenek olabilir. Zihnini sakinleştirmek için, bedenini sakinleştirebilirsin. Bunun sana faydaları aşağıdaki gibi olacaktır:

1- Beden her zaman andadır. Geçmiş ya da gelecek yoktur. Böylece sıkıntının ya da anskiyeteninin hikayelerine odaklanamak yerine, kendini ana ve bedenine getirmiş olursun.

2- Sakinleşmenin en mümkün olduğu yerlerden biri bedenindir. Biraz daha uzun nefesler alarak, otonomik sinir sistemini sakinleştirmek ve düzenlemek mümkün olabilir. Bunun düşüncelerinize ve uğraştığınız konulara bir anlayış, kavrayış getirmese de, şu an için daha önemli olan mevcudiyet, akıl sağlığı ve denge sağlayacaktır.

3- Bedeninizdeki duygu durumlarının nasıl oluştuğunu ve ortya çıktığını anladıkça, öncelikle bedeniniz ile ilişki kurarak, nasıl bir duygu Third, as you durumu içinde olduğunuz anlayabilirsiniz. Böylelikle bedeniniz duygu durumunuz için barometre görevi görür. Özellikle çok bunaldığınız anlarda bu çok iyi gelecektir.

4- Son olarak da, bedenin odak nokta olması, zorlu duyguları ele alma biçiminizi değiştirecektir.

Örneğin, hüznü öncelikli olarak somutlaşmış bir fenomen ve ikincil olarak zihinsel bir fenomen olarak görürsem, bir daha karşılaştığımda, eski bir arkadaşımla karşılaşmış gibi onunla ilişki kurabilirim. Tam bir arkadaş olmasa da:) En azından üzerine çok düşünmek ya da kafa yormak gerekemez.

OK, işte burada diyebilirim. Bu duyguyu biliyor ve tanıyorum. Çözmem gerken bir durum yok, hatta neden böyle hissettiğimi bile bilmeme gerek yok, bu hüzün belki kaybettiğim bir sevdiğim için, belki eskiden yaşadığımız hayatlar için, belki tüm dünyanın içinden geçtiği bu hal için hissediyorum. Belki tüm bunların hepsi için hissediyor olabilirim. Ancak nedenin bulmak için araştırmama gerek yok. Bedenimde hüzün var ve bu OK.

Bu örnekte kendimden aslında, son günlerde en yoğun hissettiğim duygu bu çünkü. Hüzün…

Ya da başka bir örnek düşünürsek, anksiyete. Geçen ay en yoğun hissettiğim duygulardan biri de buydu, bu duygu ile de tanıştım ve artık onu biliyorum. Gece hiç alışık olmadığım bir şekilde kabuslar ile uykudan uyandığım anlar oldu. Eskiden bunun nedenini, altında yatan düşünceyi bulmaya çalışırdım ama bugünlerde çok da takılmıyorum.

Onun yerine 1-2 derin ve yavaş nefes alıp, zihin-bedeni sakinleştiriyorum. Ya da duygunun enerjisi çok gelirse beden farkındalıklı hareket etmeye çalışıyorum. -Yoga, bedende merkezlenmeyi sağlayan Savaşçı Pozu gibi –

Tüm bu bahsettiğim pratiklerde amaç; bedene odaklanarak zihni sakinleştirmek ve gerçekte olanda somutlaşmış bir deneyim.

Günlük pratiklerinize de bu şekilde yaklaşın; eğer düşünceleriniz benimkiler gibiyse, genelde gereksiz ve bir işe yaramazlar 🙂 Dikkatinizi bedene getirin. Beden herşeyin gerçekleştiği noktadır.

Hem acı, hem rahatlığın yattığı yer bedendir. İyileşmenin gerçekleşeceği yerde bedendir.

Sevgilerimle,

Pınar

Korona Günlükleri -4

Merhaba, nasılsınız bakalım? Herkes iyi kötü alıştı mı yeni düzenlerine? Biz bugünleri kendi evimizde olmanın lüksünden uzak ancak memlekette olmanın verdiği bir rahatlık içerisinde geçiriyoruz. Aile büyüklerinin yaşları ve kronik hastalıklar nedeniyle yakınlarında olmayı tercih ettik. Çok şükür böyle geçirebiliyoruz.

Sabahları kahvaltı sonrasında herkes kendi alanında okul ve iş ortamlarına çekilirken, ben son günlerde yoğun olarak zaman geçirdiğim mutfağa yöneliyorum 🙂 Benim ofis ortamları karışık bu aralar 🙂 Birebir nefes seanslarına şu an için ara vermiş durumdayım. Fırsat buldukça blog yazılarımı yazıyor ve bilgilerimi farklı kaynaklar üzerinden güncelliyorum.

İlk günlere göre kendimi sürece alışmış hissediyorum son günlerde. Ama bu sadece bugünler için geçerli, yarın ya da 1-2 gün sonra çok farklı bir Pınar olarak kalkabilirim o yataktan. Süreç boyunca yaşadığım her şeye teslim olmaya çalışıyorum. Hepimizin başında, hayatında farklı hikayeler var bu süreçte biliyorum çünkü bende yaşıyorum.

10 günde bir hastaneye gitmeyi gerektiren bir durum karşısında, ilk başlarda anksiyeteye yakın bir durum yaşarken, dün geldiğim nokta arasında baya bir fark var. Hayatın sana getirdiği ne varsa, bunu aşabilecek güçte olduğunu bilmek ve hatırlamak lazım. Hayat koşturmasında, günlük hallerde bunu unutabiliyoruz. Düşüncelerimize inanıp, var olan acıyı ızdırap haline dönüştürüyoruz. Eğer bir ızdırap içindeysek, orada mutlaka görmemiz, fark etmemiz gereken bir düşünce, inanç veya kalıp mevcut.

Dilerim ki hepimiz sağlıklı olalım.

Dilerim ki hepimiz gücümüzü fark edelim.

Sevgilerimle,

Pınar