Category Archives: Yaşam

Hayal/Vizyon Panosu Hazırlamak

Her sene bu zamanlarda çok severek yaptığım bir çalışmayı sizlerle paylaşmak istedim. Bu benim her sene arkadaşlarım, ailem ile birlikte yapmaktan keyif aldığım bir çalışmadır.

Öncelikle konuları belirlemek önemli.

  • Hayatında nelerin olmasını istiyorsun?
  • Hayal panonda nelerin yer almasını istersin?
    • Değerler?
    • Kariyer hedefleri?
    • Aile hayatı?
    • Aşk ?
    • Hobiler?
  • Öğrenmek istediklerin?
  • Hayatında büyütmek /yer açmak istediğin alanlar?

Hayal panonuzu isterseniz hayatınızın farklı alanları için birden fazla hazırlayabilirsiniz. Önemli olan sürekli görebileceğiniz bir yere koyacağınızı hatırlayarak hazırlamak olacaktır. Dergi ve gazete fotoğrafları, kendi fotoğraflarınız, yazılar, sevdiğiniz sözler, mottonuz gibi bir çok şeyi kullanabilirsiniz. Burada en önemli konu, panonun sizi ve vizyonunuzu yansıtıyor olmasıdır. Panoyu hazırlarken hissetiğiniz heyecan, şevk ve mutluluğu ona her baktığınızda hatırlıyor ve hissediyor olmanız yaratım süreci için önemli noktalardandır.

Bu noktada açmak istediğim bazı konular var;

POZİTİF NİYET NEDİR?

Niyetinizi maddi olarak belirlemektense, onun size sağlayacağı manevi tatmini belirtin. Yani; «Araba istiyorum» gibi bir hedef yerine, arabanın size vereceği hisse/duyguya odaklanın. Özgürlük gibi

Gerçekleştirmek istediklerinizi, zihninizde tasarlamak ve yaparken imgelemek NİYET’tir. Niyeti söze dökerek ifade etmek onu güçlendirir. Niyet, enerjinin yön bulması için önemlidir. Niyet istediklerinizi hayatınıza çekmeniz için en büyük araçtır.

Niyeti ortaya koyarken kullanılan ayrıntılar önemlidir. Çünkü Yaratıcıya « İşte tam da böyle bir şey istiyorum« derken, ne istediğinizi net belirtmelisiniz.

Bir kez niyetinizi netleştirdikten, sonra gerçekleşeceğine dair en ufak şüphe duymayın.

YARATIM NEDİR?

Yaratım 3 boyutta gerçekleşir.

0-Arzu ilk düşünce –yaradılışın başlangıcı

1.Boyut -Düşünce- yaratıcılığın ilk boyutu

2. Boyut- Söz- söylediğin herşey ifade edilmiş düşünce-yaratıcı ve yaratıcı enerjiyi evrene gönderir.

3. Boyut- Aksiyon– Hareket eden sözler – hayat bulur –davranış, eylem

Düşündüğün ama ifade etmediklerin bir boyutta yaratır.

Düşündüğün ve söylediğin bir başka boyutta yaratır.

Düşündüğün, söylediğin ve yaptığın realitende gerçekleşir.

Panoyu hazırladıktan sonra;

Sürekli görebileceğiniz bir yerde olması önemlidir. Eve aldığınız yeni bir objeyi ilk zamanlar hep fark edersiniz, bir süre sonra görmemeye başlarsınız. 15-20 gün sonra, fark etmemeye başladığınız zamanlar için, her hafta 10-15 dk. en az bir kere karşısına oturmayı alışkanlık edinin. Bu süreçte, panonuzda yer alan yazı ve resimleri hangi duygular ile seçtiğinizi, her birini teker teker inceleyerek ve hatırlayarak bakın. Yerini değiştirmek de bir başka çözüm olabilir. Panonuz size istediğiniz hayatı hatırlamanız ve hedeflerinizi gerçekleştirmeniz için harika bir motivasyon aracı olacaktır.

Vizyon Panosu Nasıl Çalışır?

Vizyon panosu beyninizde hedeflerinizi canlandırmaya yardımcı olduğu için çalışan bir yöntemdir. Görsel bir çalışmadır, bir nevi Hıdrellez ritüeline de benzer aslında. Hayalinizde canlandırmak yapabileceğiniz en güçlü zihin egzersizlerinden biridir.

Olimpiyat atletleri bu yöntemi çok uzun yıllar performanslarını yukarı taşımak için kullanmışlar. Psychology Today’in yaptığı bir araştırmaya göre gerçekten ağırlık kaldırdığınızda beynin uyarılan bölümleri ile ağırlığı fiziki olarak kaldırmadan, kaldırıyormuş gibi hayal ettiğinizde uyarılan bölümleri oldukça fazla benzerlik gösteriyor.

Vizyon Panosunu Hazırlarken Neler Yapmalıyım?

Öncelikle kendinize güzel bir ortam hazırlayın. Belki bir mum, güzel bir koku ve mutlaka sevdiğiniz bir müzik. Yerde ya da masa da yayılarak çalışacak bir ortam, aileniz ya da sevdiğiniz arkadaşlarınız ile birlikte. Renkli kalemler, görseller, kartonlar, dergiler, fotoğraflar size yardımcı olacaktır.

Yukarıda vermiş olduğum sorular üzerine düşünün ve yazın. İstek ve hedeflerini niyetlerin ile birlikte sana hissettireceklerini tüm duyularınla hisset ve sonra tüm bunları panona her türlü görsel ve yazı ile aktar.

Sevgilerimle,

Pınar

Merhaba

Yola Başlarken;

Niyetin gücüne inanan birisi olarak, öncelikli olarak buradaki niyetimi paylaşmak isterim.

Nefes ile birlikte önümde bilmediğim bir kapı açıldı ve bu kapıdan girdikten sonra her gün bu yeni dünyayı anlamaya çalıştım. Herşeyi merak ettim ve kendimce sorguladım.

Tüm bu süreçte yoğun bilgi akışıyla birlikte bazen yakın çevremi sıktım, bazen de onlara yeni bir yol açtım.

Buradaki amacım da hem kendime notlar tutmak, hem de bu yolda ilerleyenlere bir ışık olmak. Hayat oyununda ilerlerken yaşadıklarımı, sevdiklerimi, sevmediklerimi, okuduklarımı, tecrübelerimi paylaşmak…

Bir kadının hayatında deneyimleyeceği pek çok farklı kimlik, (kurumsal çalışma hayatı, girişimcilik, full-time annelik, evlilik, kariyer değişimi, yas, kız evlat olmak gibi) çeşitli duygusal iniş çıkışları ve döngüleri bire bir kendimde deneyimlemiş bir kadın olarak “kadının sorumluluğunu ve gücünü ele alması” ve “hayatının lideri olması”nı çok kıymetli buluyorum.

Sevgilerimle,

Pınar Onaran Altın

21 Aralık 2020 -Kış Dönümü

21 Aralık kış dönümü en uzun gece ve aynı zamanda Güneş’in yeniden doğumu olduğu inancıyla yenilenme ve yaratım için çok kuvvetli güçler taşıdığına inanılır.

Yaz dönümünde olduğu gibi, kış dönümüde ateş ile kutlanır ancak yaz gündönümü daha çok doğurganlığa dairken, kış dönümü yeni bir doğum veya bir döngünün başlangıcı olarak onurlandırılır.

Aslında yeni yıl kutlamalarının bir çoğu ile bu ritüeller iç içe geçmiştir. – mum yakmak, ağaç süsleme gibi- Günümüzde kış gündönümünü kutlamanın -günlüğüne bugüne dair içsel yansımalarını yazmak, meditasyon yapmak, tütsü yakmak- birçok yolu var.

Evi/Ortamı/ Odayı Arındırmak : Adaçayı / defne yaprağı tütsüsünü tüm odalarda dolaştırmak -Benim en sevdiklerimden biri 🙂 Ruh halinizi yükseltmek, stresi azaltmak ve kendinizi ve çevrenizdeki negatif enerjilerden kurtulmak için kullanılan eski bir uygulamadır. Bu kendi başına faydalı bir ritüel olsa da, aynı zamanda yakma törenine de büyük bir arkadaştır! Tütsünüzü yakın ve dumanı odalarınızda, belirli nesnelerin üzerinde ve hatta kendinizin üzerinde çalıştırarak temizleyin!

Yakmak / Ateş : Bir çok kültürde, ateş bir arınma ve yeniden doğuş kaynağı olarak görülür ve aynı zamanda bilgeliği ve bilgiyi sembolize eder. Bırakmak istediğiniz duygu, düşünce, kalıp, inanç gibi herşeyi bir kağıda yazın: zehirli bir ilişki veya sizi engelleyen herhangi bir şey. Sonra hepsini yakın. Bu kağıtların “ölümü”, daha olumlu bir geleceğin “doğumuna” yol açıyor.

Yazmak: Güzel ve kolay bir niyet belirleme uygulamasıdır, çünkü sizi oturup günlük hayatın çılgın temposunda gözden kaçan bir şekilde düşünmeye zaman ayırmaya teşvik eder. Bir defter ve bir kalem alın ve yazmaya başlayın! Yazmanın doğru ya da yanlış yolu yoktur. Bu sadece düşüncelerinizi kelimelere dökmekle ilgili. Yeni başlayan döngü ile ilgili netleşmeni sağlar.

Bu yıl neyi doğru yaptın?

Neyi farklı yapmak isterdin?

Önümüzdeki yıl için ne umuyorsunuz?

Önünde ne var?

Yazdıklarınız, zamanınızı ve enerjinizi, sizin için gerçekten önemli olan şeylere odaklamanıza yardımcı olacaktır.

Sevgilerimle,

Pınar

Korona Günlerinde Duygusal Hallerimiz

Korona pandemisi başladığından beri, insanlık olarak her türlü acı dolu hissin içinden geçiyoruz: anksiyete, acı, korku, extrem stres, aklınıza ne gelirse ekleyebilirsiniz. Ve tüm bu hisleri eskisine göre daha fazla ve güçlü olarak hissediyoruz. Benimde gerçekten zorlandığım anlar oluyor.

Bu noktada bana en çok yardımı olan, tüm bu hislerin sadece kalbime ya da zihnime değil, fiziksel ve enerji bedenime de olduğunu hatırlamak oldu. Böyle olunca daha çok bedende olup, zihinde kalmamak mümkün olabiliyor.

Böyle bir zamanda bunu yapmaya çalışmak bile oldukça yorucu aslında. Pandemi ile ilgili bir çok bilinmeyen var. Kimse kendi viral enfeksiyon durumunu bilmiyor. Sorulara verilecek cevaplar olmadığı için bu noktada kendini sakinleştirmek pek mümkün değil. Akıl bunu biliyor.

Meditasyon çalışmalarında en çok kullanılan odak noktalarından olan nefes bu noktada şöyle devreye girer. Nefesin bedenin farklı bölgelerinde (karın, göğüs gibi) yarattığı fiziksel duyulara/ duyumlara dikkat edebilirsiniz. Burada benim dikkatinizi çekmek istediğim nokta, bedeninizdeki hisleri fark etmeniz. Bunu hemen şimdi bile deneyebilirsiniz. Şu an kendini, bedenini bir tara. Nasıl hissediyorsun tam şu anda? Sıkılmış? Üzgün? Kaygılı? İyi? Sabırsız? Şimdi de bu hissi bedeninde nasıl hissediyorsun?

Örnek vericek olursam; kaygı dersek; bu genelde göğüs bölgesinde telaşlı bir enerji gibi hissedebilirsin. Üzüntü genelde kalp bölgesinde bir ağırlık gibidir. Kızgınlık kollarda, omuz ve boyunda bir gerginlik olarak fark edilir. (Şu an ben) Bunların hepsi birer örnek ve herkes birbirinden farklı ve tabi sizlerin hissettikleriniz benim burada anlattıklarımdan çok daha farklı olabilir. Bu normal.  

Önemli olan şu an yaşadığımız gibi ektrem hal ve durumlarda, zihni pass geçmek bir alternatif olabilir. Bedende kalmak daha iyi gelebilir. Bedeninde fiziksel seviyede neler olduğunu fark etmek bir seçenek olabilir. Zihnini sakinleştirmek için, bedenini sakinleştirebilirsin. Bunun sana faydaları aşağıdaki gibi olacaktır:

1- Beden her zaman andadır. Geçmiş ya da gelecek yoktur. Böylece sıkıntının ya da anskiyeteninin hikayelerine odaklanamak yerine, kendini ana ve bedenine getirmiş olursun.

2- Sakinleşmenin en mümkün olduğu yerlerden biri bedenindir. Biraz daha uzun nefesler alarak, otonomik sinir sistemini sakinleştirmek ve düzenlemek mümkün olabilir. Bunun düşüncelerinize ve uğraştığınız konulara bir anlayış, kavrayış getirmese de, şu an için daha önemli olan mevcudiyet, akıl sağlığı ve denge sağlayacaktır.

3- Bedeninizdeki duygu durumlarının nasıl oluştuğunu ve ortya çıktığını anladıkça, öncelikle bedeniniz ile ilişki kurarak, nasıl bir duygu Third, as you durumu içinde olduğunuz anlayabilirsiniz. Böylelikle bedeniniz duygu durumunuz için barometre görevi görür. Özellikle çok bunaldığınız anlarda bu çok iyi gelecektir.

4- Son olarak da, bedenin odak nokta olması, zorlu duyguları ele alma biçiminizi değiştirecektir.

Örneğin, hüznü öncelikli olarak somutlaşmış bir fenomen ve ikincil olarak zihinsel bir fenomen olarak görürsem, bir daha karşılaştığımda, eski bir arkadaşımla karşılaşmış gibi onunla ilişki kurabilirim. Tam bir arkadaş olmasa da:) En azından üzerine çok düşünmek ya da kafa yormak gerekemez.

OK, işte burada diyebilirim. Bu duyguyu biliyor ve tanıyorum. Çözmem gerken bir durum yok, hatta neden böyle hissettiğimi bile bilmeme gerek yok, bu hüzün belki kaybettiğim bir sevdiğim için, belki eskiden yaşadığımız hayatlar için, belki tüm dünyanın içinden geçtiği bu hal için hissediyorum. Belki tüm bunların hepsi için hissediyor olabilirim. Ancak nedenin bulmak için araştırmama gerek yok. Bedenimde hüzün var ve bu OK.

Bu örnekte kendimden aslında, son günlerde en yoğun hissettiğim duygu bu çünkü. Hüzün…

Ya da başka bir örnek düşünürsek, anksiyete. Geçen ay en yoğun hissettiğim duygulardan biri de buydu, bu duygu ile de tanıştım ve artık onu biliyorum. Gece hiç alışık olmadığım bir şekilde kabuslar ile uykudan uyandığım anlar oldu. Eskiden bunun nedenini, altında yatan düşünceyi bulmaya çalışırdım ama bugünlerde çok da takılmıyorum.

Onun yerine 1-2 derin ve yavaş nefes alıp, zihin-bedeni sakinleştiriyorum. Ya da duygunun enerjisi çok gelirse beden farkındalıklı hareket etmeye çalışıyorum. -Yoga, bedende merkezlenmeyi sağlayan Savaşçı Pozu gibi –

Tüm bu bahsettiğim pratiklerde amaç; bedene odaklanarak zihni sakinleştirmek ve gerçekte olanda somutlaşmış bir deneyim.

Günlük pratiklerinize de bu şekilde yaklaşın; eğer düşünceleriniz benimkiler gibiyse, genelde gereksiz ve bir işe yaramazlar 🙂 Dikkatinizi bedene getirin. Beden herşeyin gerçekleştiği noktadır.

Hem acı, hem rahatlığın yattığı yer bedendir. İyileşmenin gerçekleşeceği yerde bedendir.

Sevgilerimle,

Pınar

Bir Yıla Veda Ederken,

Ritüellere meraklı olduğumu artık bilmeyen yoktur sanırım:) Her yıl sonunda, biten yıl ile hesap kapatmayı seviyorum. Bu bana hem giden sene için bir uğurlama, hemde kendimi değerlendirdiğim bir süreç olarak hizmet ediyor. Kendi adıma faydalı buluyorum.

2020 gerçekten farklı ve zorlayıcı bir yıl oldu. Herbirimiz farklı konulardan, süreçlerden geçtik. Özellike bu yılı hem bireysel, hem de kollektif alanda değerlendirmek ve kendi tarihlerimize not düşmek, ilerde dönüp baktığımızda iyileştirici olacaktır. Üzerinden zaman geçtikten sonra genelde herşeyin iyi yanlarını hatırlamaya meyilli oluyoruz. Aşılan zorlukları da not almak iyi gelecektir.

Bunu nasıl yapabilirsiniz?

Eğer bir önceki yıldan belirlediğiniz hedef veya niyetleriniz varsa, onların üzerinden geçmek ve oradan ilerlemek en güzeli aslında. Yok eğer daha önce böyle bir şey yapmadıysanız da sorun değil.

Aşağıdaki sorular üzerinden harekete geçebilirsiniz;

  • Artık hayatımda olmayan neler var? Farklı başlıklar düşünebilirsiniz (iş/özel hayat/yeme&içme/alışkanlıklar gibi)
    • Artık hayatımda olmayanların bana ne gibi dersleri oldu?
  • Hayatıma katmak isteyip katamadıklarım neler?
  • Bunu harika yapmışım, yeni yılda da devam ettireyim dediklerim neler?
    • Bunların bana faydası ne oldu?
    • Bunları hayatıma nasıl katabildim?
  • Bu seneye dair hangi tecrübelerimi hatırlamak isterim?
  • Kendimde hangi özelliklerimi fark ettim? (beden/zihin)
  • Bu yılı 1-2 cümle ile özetlesem, -bu sene özelinde paragraf olabilir gibi bence 🙂 –
  • Bu sene kendimle olan ilişkim nasıldı?

Yukardaki soruları fazla üzerine düşünmeden cevaplamak size zaten bir alan açar ve yazılması gereken başka konularda varsa mutlaka akar satırlarınıza.

Bu yazımı okurken aklınıza düştüyse bazı cümleler haydi hızla harekete geçin ve yazın. 2020 ile bir kapanış yapın ve yeni yıla hazırlanın.

Sevgilerimle,

Pınar