Yeni Yıl Kararlarını Niyetle Yaratmak

2019 yılı, 2018 süresince yaşadığımız her türlü dönüşüm, iyileşme ve yansımanın meyvelerini toplayacağımız bir yıl olacak. Çılgın değişimler ve enerjilerle dolu bir 2018 yaşadık. Öncelikle kendiniz için burada olduğunuza ve bu yılın bizden talep ettiği içsel çalışmayı yaptığınız için kendinize teşekkür edin. Bunun bir sonucu olarak daha güçlü ve parlaksınız. 2019 yılında ilerlerken bu içsel çalışmanın faydalarını görmeye devam edeceğiz.

Tüm bunlar 2019 yılının derslerden muaf olduğu anlamına gelmiyor 🙂 Tabi ki öğrendiğimiz ve netleştiğimiz anlar ve durumlar yaşayaşağız. Ancak şöyle düşünebiliriz ; daha iyi araçlarımız var, daha bağlantıdayız ve kollektif olarak daha yüksek titreşim sayesinde inşa ettiğimiz ve ileriye doğru gittiğimiz Yeni Dünya ile bağlantıdayız.

2019’da neleri hayatına çağırmak istiyorsun?

Ben yeni yıl kararlarını hayatına neleri çağırmak istediğinin bilinçli olarak seçilmesi olduğunu düşünüyorum.

Sen 2019’da kim olmaya karar verdin?

Niyetin gücüne odaklandığımızda, kendimizle ve frekansımızla hizalanmış kararlar yaratmamız mümkündür. Herhangi bir konuda isteğimizi yarattığımız ya da ilan ettiğimizde (bildirdiğimizde), bunun gelişmesi ve ortaya çıkması arkasındaki niyetle ilintilidir. Eğer niyetimiz saf ve hem bizim, hem bütünün yüksek benliği ile hizalanmışsa, Evren bu konuda hiç beklenmedik bir kolaylıkla ve beklediğimizin üzerinde bir sonuçla gerçekleşmesi için destek olacaktır. Niyetimiz saf olmadığında, sadece olması için istekli olduğumuzda, zorluklarla karşılaşırız ya da tamamen değişebilir.

Bu noktada artık yeni yıl furyası da bittiğine göre, aldığınız kararları tekrar bir gözden geçirebilirsiniz. Sizce hedefleriniz, Yüksek Benliğiniz ile uyumlu mu? Bu doğrultuda mı düşünmüşsünüz?

1. Zihinden Çık, Kalbine Bak!

Zihnimiz, nasıl olmamız gerektiği, nasıl yapılması gerektiği gibi konularda araya girerek bize akıl vermeye bayılır. En güçlü navigasyon aletimiz olan kalbimiz, bize her zaman kendi gerçeğimize ve gönlümüzün muradına ulaşmamızı sağlar ve en iyi versiyonumuz ile hizalandığımızda kim olduğumuz bize hep hatırlatır.

2. 2019 Yılında Neler Tecrübe Etmek İstediğini Gözünde Canlandır!

Her zaman yaptığınız dışında bir karar alma metodu önereceğim size. Öncelikle kendi yüksek benliğiniz ile bağlantıya geçmek için kısa bir meditasyon yapın ve 2019 yılında neleri hayatınıza almaya hazır olduğunuzu görmek için kendinize izin verin.

3. Kim Olmak İstediğiniz ile ilgili Özgürce Yazın!

Serbest yazım zihnimizden ve ruhumuzdan nelerin geçtiğini görmemiz ve duymamızı sağlayan en iyi araçlardan biridir. Bu noktada, meditasyondan sonra, hiç durmadan ve kaleminizi kaldırmadan yazmanızı tavsiye ederim. Eğer kendinize sevgi dolu bir rehberlik için izin verirseniz, yazdıklarınızın tonunun ve sesinin değiştiğini bile fark edebilirsiniz. Bu da sizin eylem planlarınızın ve yapacağınız değişimler üzerinde netleşmenizi sağlayacaktır.

4. Yapmayı Seçtiğiniz Değişimleri Bildirin.

Kalbinizden geçen istekleriniz ile uyumlandığınız ve kim olacağınız konusunda netleştiğiniz zaman, bu kararını Evren’e bildirerek dönüşümün gerçekleşmesine izin ver.

Tüm bu süreçte kendini titreşimi daha düşük bir noktadan hareket ettiğini fark ettiğin zamanlar, kendine karşı nazik ve affedici ol ve sevgi ile davran. Hala öğreniyor olduğunu ve büyüdüğünü ve bazen bir kaç adım ilerlemeden önce bir adım geri atman gerekebileceğini hatırla!

Sevgilerimle,

Pınar

Neden Mucize Kursu? Neden Nefes?

Nefes koçu olmaya karar verdiğim anı o kadar net hatırlıyorum ki! Mucize Kursu’nun sonunda elimi kaldırdığımda kendime ben bile inanmamıştım bunu yapacağıma. 30 yaşımdan sonra böyle bir yola çıkacağımı söyleselerdi inanmazdım.  Hayatın ucu hep açık ve belirsiz 🙂 

Mucize Kursu tam anlamıyla fabrika ayarlarına döndüğünüz bir süreç.  Neler mi var Mucize Kursu’nda?

5 gün boyunca sabah ve akşam olmak üzere 2 tam nefes seansı, seanslar öncesinde yapılan yaşam koçluğu çalışmaları ile fiziksel-zihinsel seviyede değişimler yaşarken, kurs boyunca Nevsah’ın seminer olarak yaptığı paylaşımlar ile zihinsel ve ruhsal seviyede açılımlar ile birlikte tüm süreç oldukça senkronize bir şekilde ilerliyor. 

Aynı zamanda tüm bu süreci tamamladığınızda, çok güzel araçlar ile yaşadığınız tüm bu değişimi öğrendiğiniz ritüeller ile hayatınızda uygulamaya devam etmeniz mümkün oluyor.

 Aşağıda Nevsah’ın bu konuda bir videosunu paylaşıyorum. Bu videoda da kendi ağzından kurs ile ilgili paylaşımı mevcut. 

Sevgilerimle, 

Pınar 

Kendi Gerçeğimizi Yaratmakta Neden Zorlanıyoruz?

Geçenlerde Migros’a alışveriş için girmiştim. Girişteki alışveriş arabalarından birini rastgele aldım. Birkaç adım sonra fark ettim ki araba arızalı, bir tekerleği diğer tekerleklerden bağımsız olarak başka bir yöne gitmeye çalışıyordu.

Tahmin edeceğiniz gibi bu şekilde alışveriş çok kolay olmayacağı için onu yerine koyup , çalışır durumda olan bir tanesini alıp, alışverişe başladım.

Bir 10 dakika sonra, reyonlar arasında dolaşırken başka bir kişiyi, bozuk diye bıraktığım araba ile alışveriş yapmaya çalışırken bir yandan da araba ile mücedele ederken gördüm!

İnsanlarında kendi gerçeklerini yaratırken neden zorlandığı ya da mücadele ettiğini bir an orada fark ettim.

Kendi gerçeğini yaratma sürecini 3  tekerlekli bir araç gibi düşünürsek: Ruh (öz), zihin ve beden. Birçok insanın kendisi için istediği gerçeği yaratamamasının sebebi; üç tekerlekten en azından birinin farklı yöne gidiyor olması aslında.

Bu tekerlekler arasında kendi yolunda gitme konusunda en azimli olan genelikle özümüz 🙂

Özümüzün kendini ifade etme isteği ile zihnimizin bu konuda düşündüğü genelde farklı. Özümüz ile zihin arasında uyum olmaması ilham ve motivasyon eksikliği ve genel bir karışık ruh hali yaratabiliyor.

Bunun bir sonucu olarak, istediğimizi düşündüğümüz gerçeklik ile ilgili eyleme geçmiyoruz ve “beden” tekerleği de tamamen sıkıştığı bir noktaya ulaşıyor.

Birçok insanın kendi gerçekliğini yaratma sürecinde yaşadığı durum bundan ibaret. Öz (ruh) ve zihin birbirinden farklı noktalara doğru hareket ediyor ve beden ise hareket bile edemiyor. Sonuç olarak çok çaba göstermemize rağmen hiçibir şekilde ilerleyemiyoruz.

Eğer  güçlü ve başarılı bir şekilde gerçekliğimizi yaratmak istiyorsak, öncelikli olarak özümüzle hizalanmalı ve bağlantıda olmalıyız.

Bu hizalanma ve bağlantıyı sağlamanın en kolay yollarından biri nefes ve meditasyon çalışmalarıdır.

Sevgilerimle,

Pınar

Nefes Çalışmalarının Sihri (ve Bilimi) Hakkında

Nefes çalışmaları  bilinç ve ruh arasındaki bağ olarak yorumlanmaktadır. Bir grup tarafından  meditasyon için bir kısa yol olduğunu söylenirken, nefes çalışmasını bir yoga sınıfı ya da travma sonrası stres bozukluğu tedavisinin bir parçası olarak kontrollü bir amaçla nefes tekniklerini kullanıyor olun, nefes çalışmaları   kalp atışlarınızın değişkenliğinden, anksiyetinizi sakinleştirmeye kadar bedeninizin iç çalışmalarını kontrol etmenize yardımcı olur.

Atmende Frau

 

Aşağıda linkini koyduğum videoda birbirinden farklı konularda uzmanlaşmış kişilerin nefes hakkındaki görüşlerini bulacaksınız. Andrew Huberman Stanford Universitesi’ndeki labrotuvarında nefes üzerine çalışmalar yapan bir doktor, Ashley Neese  nefes eğitmeni, meditasyon rehberi ve spirituel danışman ve son olarak Brian Mackenzie ise yüksek performanslı atlet olan müşterilerini nefes teknikleri kullanarak geliştiren insan performansı konusunda yetkin bir uzman. Videoda genel nefes alışkanlıkları, daha kolay nefes almak için bir öneri ve nefes çalışmalarının günlük hayatta insanlar üzerinde yaratacağı etkiler üzerine konuşuyorlar.

https://www.mindbodygreen.com/revitalize/video-library/breath-the-next-wellness-frontier?jwsource=cl

Dr. Huberman  nefesin psikolojimizi nasıl etkilediği ile birlikte düşüncelerimizi de nasıl etkilediği üzerine çalışmalar yapmak istediğini vurguluyor.

Google Trend’e göre bu sene nefes çalışmaları en çok arananlar listesinde. Tony Robbins ve Dan Brule geçen yıl nefes konusunda rehber niteliğinde bir kitabı birlikte yayımladılar.

 

Sevgilerimle,

Geçmiş Geçmemiş

Son haftalarda geride kaldığını düşündüğüm duyguların sadece küllendiğini ve hemen harekete geçebileceğini fark ettim.

Geçtiğimiz günlerde bir arkadaşım vasıtasıyla tanıştığım ve nefes hakkında telefon ile konuştuğum birisi ile yüz yüze tanıştık.

Birbirimizi hiç görmemiş olmamıza rağmen o kadar tanıdıktı ki herşey. Nasılsın diye sormadan, hiç düşünmeden ağzımdan kelimeler, gözümden yaşlar dökülüverdi. Nereden nasıl geldiğini anlamadım bile, o an anladım ki kendi geçmişime ağlıyorum, bir an ne kadar taze ve orada durduğunu fark ettim o günlerin.

Aynı yollardan farklı zamanlarda yürüdüğümüzü, o zaman bilmediğim, fark etmediğim herşeyi onunla paylaşmak ve yalnız olmadığını söylemek istedim ve söyledim de. Hikayesinin benden farklı bitmesini canı gönülden diledim ve tüm bu süreçte diğerine olduğu kadar kendisine de çok iyi bakması gerektiğini tekrar tekrar söyledim.

Sonra birbirimizi kucakladık ve ayrıldık. Hiç tanımadığım birisiyle bu kadar yakın olmak ve paylaşabilmek ne güzeldi.

Bir hafta bile olmadan, liseden bir arkadaşım bir trafik kazası sonucunda vefat edince, cenazede arkasından ağlayan kardeşini görmek ve ona sarılmak 😦 İşte yine oradaydım, kendime sadece dışardan bakıyordum. Ona sarıldığım gibi aynen kendime de sarıldım o an. Hepsinin geçeceğini söylemek istedim, sadece sarıldım ve “Kendine iyi bak” dedim.

Tüm bunlar için nefese, kendime ve beni bugünlere getiren tüm tecrübelerime bir kez daha teşekkür ettim.