Humanart.ap- Eğitim için Yeni Bir Ekosistem

Derya İzgür ile Pelin Karaturhan tarafından 2019’da kurulan Humanart.app, bireyleri, eğitimcileri ve mekanları bir çatı altında birleştirerek Ekim 2021’de faaliyetlerine başladı. 

Derya İzgür’ün yaşadığı tükenmişlik sendromu sonrasında, kendisine bir rehber aramak üzere yola çıkmasıyla başlamış. Sosyal medyanın bu amaçla kullanılması, yüksek takipçi sayıları ile eğitimlerin başarısının ölçülmesi gibi sistemsel bir sistemsizlik olduğunu fark eden İzgür, kendi dönüşüm sürecinde ilerledikçe bunu etrafına yaymak ve anlatmak üzere yola çıkmak istemiş. 

Daha önce sanat üzerine çalışan İzgür, artık insan sanatı yapmak istediğine karar vererek, 3 yıl boyunca Zorlu PSM’de kişisel gelişim ağırlıklı  yüzyüze eğitimlerin organizasyonunu yapmış. Buradaki tecrübesi ile kolaylaştırıcı, kurum ve katılımcıların birçok ortak sorununu fark etmiş. Bu noktada “Nasıl bir şey olsaydı bunu kolaylıkla hayatıma sokabilirdim?” düşüncesinden hareket ederek, buna alternatif bir çözüm olarak pazaryeri anlayışıyla Humanart.app doğmuş. 

Pandemi süreciyle ortaya çıkmış gibi görünsede aslında pandemi öncesinde hayata geçmesi planlanan Humanart.app 4 defa yeniden yazılmış. Çalışan çekirdek ekibin aynı zamanda akademik dünyada kariyerlerinin olması daha uzun vadeli ve global hedefler koymalarına olanak sağlamış. İlk başta global olarak çıkmayı planlarken, aldıkları geri bildirimler doğrultusunda önce Türkiye’den başlayarak, pazar pazar ilerlemeye karar vermişler. 

Şu an 700 eğitmen/kolaylaştırıcı ile başlayan platform oldukça aktif ve bir yandan da hayalleri sınırsız olan İzgür ve Karaturhan için sadece bir başlangıç. Humanart.app, global eğitim kurumlarında son yıllarda öne çıkan bütünsel/ wellness yaşam tekerleğinin;  ruhsal, duygusal, entelektüel, fiziksel, sosyal, çevresel, finansal ve mesleki alanlar gibi bir çok boyutunu temsil eden bir yaşam modeli üzerine kurularak; dengeli ve mutlu bir yaşam için alternatifler sunmaktadır. 

En önemli noktalardan bir tanesi de, kişiler bir konuya ilgi duyduklarında -yeni anne olmak, spiritüel alana ilgi duymak gibi- çarkın diğer alanlarını unutmaya meyilli olabiliyor ancak insan olarak bütünsel bir süreçte ilerlemek, spiritüel eğitimler alırken sporu ve beslenmeyi aksatmamak, yeni anne olmuşken sadece coçuğu değil, kendini düşünmek de önemli. 

Uzun dönemli planlarında kişilerin kendileriyle ilgili bir test üzerinden gelişim alanlarını tespit ederek, sistem üzerinde ilerleyebilmelerini hedefliyorlar. 

 “Wellness” dediğinde sadece güzellik ya da “kişisel gelişim” dendiğinde kişinin psikolojisi kötü olmalıymış  gibi önyargıları kırmayı hedefleyen Humartapp aslında tüm bu sürecin çok daha katmanlı ve bütünsel bir yaklaşım ile ele alınması gerektiği iddiasıyla yola çıkıyor.  Tüm bu sürecin aslında keyif ve neşe  için olabileceği  ve bu tür organizasyonlara katılımı normalleştirme algısını da yerleştirmek istiyor. İnsanın  bir iyi yaşam eğitimine katılmak için sadece güzelleşmeyi  ya da kendini dönüştürmek için gitmesi gerekmediğini, genel olarak böyle bir şeye katılmanın keyif ve neşe için olabileceği algısını yerleştirmeyi hedefliyorlar. 

Bireyler sürdürülebilir yaşam dönüşümde Humanart.app uygulamasının içeriğinden faydalanırken, eğitmenler talebe göre etkinlik mekanları dahil organizasyonlarını Humanart aracılığı ile gerçekleştirebiliyor.  

Benimde  bir eğitmen/kolaylaştırıcı olarak yer aldığım Humanart.app, eğitmenler içinde oldukça özgür ve ilham verici bir platform çünkü yapacağınız çalışma, birlikte çalışmak istediğiniz eğitmen konusunda tamamen özgürsünüz. Birçok eğitmen için mekan bulma, fatura, online ödeme alma gibi gözümüzde büyüyen ve zaman alan konularda  farklı seçeneklerin olduğu bir  çözüm ortağı olarak hareket ediyor. 

Eğitmenlerin kendi eğitim ve duyurularını tamamen kendi kendilerine planladıkları ve oluşturdukları bir self servis platform olarak çalışan Humanart.app, eğitmenlerin verdikleri eğitimler sonrasında katılımcılar tarafından puanlanması ve yorum yazılması gibi özellikler ile hem katılımcıların kolaylıkla sistemi kullanabilmesini, hem de eğitmenlerin yaptıkları işler ile ön plana çıkmasını sağlayarak sektörde bir ilk olacak. 

Şu ana kadar katılımcılardan eğitimler ile ilgili pozitif geri dönüşler aldıklarını ve özellikle eğitmenin sertifika ve eğitimlerini sistemde görebilmenin karar verme sürecinde kolaylık sağladığı, platformda sağlanan şeffaflık ve her şeye tek yerde ulaşabilmenin büyük bir kolaylık olduğu yönünde geri bildirimler almışlar. Bu noktada zaman geçtikçe, sistemdeki puanlama ve yorumlar biriktikçe çok daha iyi bir veritabanı oluşacağı kesin.   

Kurumsal şirketlerde son yıllarda artan bir şekilde önem kazanan “kurumsal esenlik” konusunda da farklı adımlar atarak ilermeyi planlayan Humanart.app bu noktada hem şirket çalışanlarına güzel secenekler ile ulaşmayı, eğitmenler tarafında da daha çok kişiye ulaşmalarına olanak sağlamak istiyor. 

Pandemi süreciyle, kurumlar çalışanlarına çok daha iyi bakmaları gerektiğini hatırladığı ve aynı zamanda çalışanlarının iş haricinde, bir aile hayatı olduğunu  kavradığı bir döneme geldik. Bu noktada Humanart.app, yeni çözümler ile kurumsal alanda da yenilikler sunuyor. Kurumların çalışanlarını bu 9 alanda desteklemek ve yanlarında olmaları için ihtiyaçlara uygun -yeni anne olan bir çalışanın “emzirme” eğitimi ile desteklenmesi ya da aile içinde alzheimer hastası bir yakını olan çalışanın bu süreçte desteklenmesi gibi – kurumsal paketler ve seçenekler oluşturuluyor. 

Bir çok kurum hala “kurumsal esenlik” dendiğinde, bazı app üyelikleri ya da mindfullness eğitimleri gibi çok sınırlı alanları çalışanlarına sunuyor. Bu noktada da Humanart.app kurumlara oldukça yenilikçi bir yaklaşımla “Yeni Anne” paketi, “Aile Yakınını Kaybetmiş Çalışan” paketi gibi fırsatlar sunmayı hedefliyor çünkü şirket çalışanları da hayatın içinde bir çok dönüm noktası yaşıyor.   

Sevgilerimle,

Pınar

Mart 2022-“Meditasyon”-3

Hoşgeldin Mart !

Bu ayın odak noktası meditasyon, bu konuda daha önce yazdığım ve derlediğim yazı serisi mevcut 🙂

Meditasyon pratiği, içsel sakinliğe, sezgilerinize erişmenin ve otomatik pilotu kapatıp şimdiye gelmenin harika bir yoludur. Ben bunu en kolay nefes ile yapabiliyorum.

Öncelikle birde şu konuyu netleştirelim; meditasyon zihninizi temizlemekle ya da düşüncelerin olmaması ile ilgili değildir!

Bu ay, her gün oturup düşüncelerinizi ve mevcut deneyiminizi yargılamadan açık bir niyetle gözlemlemek için zaman ayırmaya odaklanacaksınız. Nefes almaya izin verin. Her düşünce ya da duyumu, değiştirmeye çalışmadan, kendi kendine gelip gitmesine izin verin.

Peki meditasyonu nasıl alışkanlık haline getireceğiz?

Kendinize bu ay için her gün meditasyon yapma niyetini belirleyin.
Tüm bunlar sizin için çok yeniyse, Meditopia veya Insight Timer gibi rehberli meditasyon uygulamalarını kullanmak güzel bir fikir olabilir.

Pratik yapacağınız gerçekçi bir süre belirleyerek bu niyeti ulaşılabilir hale getirin.


Tamamladığınız her günü işaretlediğiniz bir takvim tutmak iyi olabilir.
Günlük egzersizinizi unutmanız durumunda sizi uyarması için her gün telefonunuza bir hatırlatıcı ayarlamak isteyebilirsiniz.

Unutmayın – yeni alışkanlıklar belirlemek pratik ve tekrar gerektirecektir. Doğal olarak oluşmaması sorun değil.

Bir günü kaçırırsanız, kendinizi yıpratmayın. Bunu, yolunuza neyin çıktığını kendinize sormak için bir öğrenme deneyimi olarak kullanabilirsiniz, çünkü buradaki yanıtlarınız muhtemelen hayatınızdaki diğer şeylerin önüne geçen şeylerdir.

Ve takipte kalın…

Deneyimlerinizi ve ilerlemenizi instagram hesabınızda paylaşmanızı tavsiye ederim – beni @pinaronaranaltinolarak etiketleyin ve #12ay12bütünselesenlikaliskanligi hashtag’ini kullanın

Biz bir topluluğuz! Bunu birlikte yapalım!

Sevgilerimle,

Pınar

Ocak 2022- “Nefes” – 1

Sizlerle paylaştığım üzere, her ay ayrı bir terma üzerinden farklı pratikleri sizlerle paylaşacağım. Uygulama konusu sizde, kaynakları paylaşmak bende. Nefese dair benim bir çok yazım zaten mevcut. Hepsine bir göz atmanızı tavsiye ederim.

Nefesle nasıl başlamalıyım diyorsanız eğer;

Nefes Alışkanlığınız Nasıl?

Doğru Nefes Dedikleri Nedir?

Neden Bilinçli Bağlantılı Nefes Pratiğiniz Olmalı?

Nefes Testi

Nefes Çalışmalarının Sihri (ve Bilimi) Hakkında

Tüm bunlar size nefese dair bilgiler verecektir ancak nefes uygulamadan, pratik etmeden anlaşılacak bir konu değildir. Bu yüzden en önemli kısım günlük bir pratik oturtmanız olacaktır. Bu noktada nacizane önerim kısa süreler ile her hafta farklı bir uygulama yapmayı seçebilirsiniz. Böylelikle size en iyi neyin geldiğini bulma şansınız olur. Tabi belirli aralıklarla pratikler arası rotasyon yapmanız da önemli.

Çalışmalar sonrası kendiniz için küçük notlar almanız da işe yarayabilir. Çalışma öncesi nasıldın, sonrası nasılsın gibi. Bunlar size uzun vadede yol gösterecektir. Şimdi çalışma önerilerine gelelim.

Sevgili Zeynep Aksoy’un Reset Youtube kanalında birbirimize destek olmak için Stres Azaltma Odaklı BBM Nefes Çalışmaları nefes pratikleri üzerine bir listesi mevcut. Bilinçli hareket (egzersiz değil), Bilinçli Nefes çalışarak sinir sistemini dengeleyip stres atma odaklı çalışmalardan oluşuyor. 

Dr. Richard Brown ve Dr. Patricia Gerbarg tarafından oluşturulan BBM (Breath-Body-Mind) sistemi; sağlıklı zihin, beden ve ruh için entegre bir yaklaşım sunuyor.

Bu konuda daha detaylı öğrenmek isterseniz, geçen yıl kitap Türkçe’ye de çevrildi ve içerisinde de Zeynep Hoca’nın seslendirdiği çalışmalarda var. İşin bilimsel boyutunuda kitaptan öğrenebilirsiniz. Dr. Brown ve Dr. Gerbarg’ın birlikte kaleme aldıkları ‘Nefesin Şifa Veren Gücü’ kitabı, Zeynep Aksoy’un önsözü ile Türkçe olarak da basılmıştır.

Pranayama tekniklerini denemek isterseniz eğer Çetin Çetintaş’ın kanalında bir çok farklı uygulama mevcut;

Yine nefes teknikleri konusunda destek alabileceğiniz bir başka kişi de Ebru Şınık, hem bu konuda bir kitabı mevcut. hem de güzel uygulama videoları var.

Beden Ağrısı için Nefes Teknikleri

Hareketli bir günlük yaşamda, sırt, diz veya bedendeki herhangi bir ağrı gerçekten sinir bozucu veya zorlayıcı olabilir. Birçoğumuzun fiziksel aktivite sırasında yaşadığı ağrılar, zayıf fizik ve kas dengesizliklerinden kaynaklanabilir. Bu nedenle, küçük yaralanmaları önlemek için fizyoterapistler ve sertifikalı eğitmenler gibi uzmanlarla çalışmanız önerilir;

Ancak, hissettiğiniz rahatsızlık, içselleştirilmiş stresten kaynaklanıyorsa, bunu azaltmanın yolu, günlük rutininize ağrı giderici nefes tekniklerini katmaktır.

Stres, fiziksel acı biçiminde ortaya çıkabilir. Stresle başa çıkmanın ve sebep olduğu fiziksel acıyı hafifletmenin bir yolu, merkezi sinir sistemini olumlu etkilediği kanıtlanmış nefes çalışmasıdır. Dürüst olmam gerekirse, nefesinize odaklanmanın ağrıyı sihirli bir şekilde yok edeceğini söylemem; ancak nefesinize odaklanmak, vücuda yavaşlamanız ve sabit kalmanız için doğrudan bir mesaj göndermenize yardımcı olabilir.

Dr. Leada Malek, “Ağrı, beyninizin bedeninizi bir tehditten koruma ihtiyacı olduğu konusunda sizinle iletişim kurma şeklidir” diyor. Beyninizden gelen mesajların doku hasarı veya yaralanmasını her zaman doğru bir şekilde göstermeyebileceğini, bunun yerine genellikle (tahmin ettiğiniz gibi) stres ve kaygı gibi diğer faktörlerden etkilendiğini söylüyor.

Dr. Malek, “Beyindeki nöroplastisite nedeniyle, bu düşünceleri şekillendirebilir ve bu “alarm sistemi” her “tehdit” ortaya çıktığında harekete geçebilir” diyor. İşte burada nefes teknikleri devreye girer. Dr. Malek, “Farkındalık meditasyonunun zihni şimdiki zamana yeniden odaklayarak ve kişinin dış çevresi ve içinde ne hissettikleri konusundaki farkındalığını artırarak çalıştığı düşünülüyor” diyor. Farkındalık ve nefes çalışması birlikte “vagus sinirini ve parasempatik sinir sistemini (dinlenme/sindirme) harekete geçmeye teşvik edebilir, böylece sempatik sinir sistemi (savaş/kaç) regüle eder” diye açıklıyor.

Ağrıyı Önlemek & Hafifletmek için Nefes Teknikleri

Stres, kaygı ve artan ağrı hissettiğimizde, genellikle rahat omuzlarla diyafram yerine gergin boyunlarla göğüs bölgesinden nefes almaya başlarız. Dr. Malek, göğüsten nefes almanın nefesin kısalmasına ve genellikle daha hızlı, daha kısa nefes almasına neden olan ağrıyla birleşmesinin ağrı tepkinizi artırabileceğini söylüyor. Bu nedenle, ağrı hissettiğinizde ve aşağıdaki nefes tekniklerini uygulamaya başladığınızda dikkatli olmanız ve diyaframınızdan tam, derin nefesler almanız önemlidir.


Dr. Malek, nefesi kişiye en rahat pozisyonda düzenlemenin, sinir sistemini regüle etmek için önemli olduğunu, daha sakin ve kontrollü hissetmenize yardımcı olacağını ve doğal bir sonuç olarak ağrı tepkisinin azalacağını ekliyor. Her zaman olduğu gibi, bu nefes alma teknikleri ağrıyı hafifletmek için bir araçtır, ancak ağrınız azalmazsa, uygun bir değerlendirme için bir doktora veya fizyoterapiste danışmanız önerilir.

1. Sırtüstü Diyafram Nefesi
Dizler bükülü sırt üstü yatarak başlayın ve bir elinizi karnınıza ve bir elinizi göğsünüze koyun. Göğsünüzü olabildiğince hareketsiz tutarken midenizi kaldırmaya çalışırken iki ila üç saniye burnunuzdan nefes alın. Diyaframınızdaki havayı boşaltarak 3-4 saniye boyunca ağzınızdan nefes verin. Karnınız başlangıç ​​pozisyonuna geri dönmelidir. Göğsünüzün yükselmesini en aza indirmeye çalışarak toplam beş ila 10 nefes tekrarlayın.


2. 360 Derece Nefesi
Yatarak veya ayakt alt kaburgalarınızın etrafına büyük bir direnç bandı yerleştirin. Nefes alırken bandın içine doğru nefes almaya çalışın, ciğerlerinizi yalnızca göğsünüzden değil, 360 dereceden doldurun. Göğsünüzden sığ nefes almayı en aza indirmeye çalışın ve kasıtlı olarak ve yavaşça burnunuzdan nefes almayı ve büzülmüş dudaklarla ağzınızdan nefes vermeyi unutmayın. Nefes alış 2-3 saniye sürmeli ve nefes veriş 3-4 saniye sürmelidir. Göğsünüzün yükselmesini en aza indirmeye çalışarak toplam beş ila 10 nefes tekrarlayın.,

Dr. Leada Malek Kimdir?

San Francisco Körfez Bölgesi’nde bulunan lisanslı bir fizyoterapist ve kurul onaylı spor uzmanıdır. ABD’de spor terapisinde uzmanlaşmış terapistlerin %9’undan biridir. Doktora derecesini Samuel Merritt Üniversitesi’nden aldı ve lisans eğitimini San Francisco Üniversitesi Egzersiz ve Spor Bilimleri bölümünde tamamladı. Yüksek lisans stajını Stanford Üniversitesi’nin üniversite atletizminde tamamladı ve çalışmaya devam etti.

Kaynak:https://www.wellandgood.com/experts/leada-malek/

Meditasyon Hakkındaki Klişe ve Efsaneler

Meditasyon, birçok klişe ve efsane üzerine inşa edilmiş yanlış anlama ve yaftalama ile gelen pratik ve geleneklerden biridir. Pek çok insanın aklına meditasyon denmesiyle birlikte “Yeni Çağ” işleri, “deli saçması” , “ağaç kucaklayıcılar” gibi etiketler ve görüntüler gelir. Meditasyon yapan “belli bir tipte kişi” yoktur; her yaştan ve her kesimden insan – zihni daha iyi anlamak isteyen- yüzlerce yıldır meditasyon yapıyor.

En büyük efsanelerden biri, meditasyonun doğası gereği dini olduğudur. Meditasyon bir inanç sistemi değil, bir beceridir. Bazı insanlar meditasyonu dini bir bağlamda kullanır, ancak becerinin uygulanması meditasyonu doğası gereği dini yapmaz.

Başka bir efsane de, bağdaş kurarak oturmuş, kolları uzatmış, yüksek sesle “ohhhmmm” diyen mantralar ile pratik yapanların meditasyonun kendisini fazla ciddiye aldığı fikridir. İşin aslı, bazı insanlar bağdaş kurarak oturmayı seçerken – ve belki doğada ya da kumsalda – çoğu kişi elleri kucağında bir sandalyede evinin salonunda ya da yatak odasında oturarak meditasyon yapar. Yaptığınız tek şey zihinle oturmak, duygu ve hislerinizin farkına varmaktır. Herkesin bir zihni vardır ve zaman zaman herkes bu akılla (veya düşüncelerle) mücadele eder.

Günümüzde meditasyon artık ana akım bir pratik haline geldi. Oprah, Kate Perry, Paul Mcartney, Madonna gibi ünlü isimler düzenli meditasyon yaptıklarını paylaşıyorlar. İş dünyasına bakacak olursak, Jeff Weiner, Arianna Huffington, Marc Benioff gibi ünlü CEO’larda zihinsel eğitimlerinin bir parçası olarak meditasyon pratiğine yönelmişlerdir. Ağaçları kucaklamıyorlar veya tütsü yakmıyorlar (bu yanlış bir şey değil, ben hala tütsü yakıyorum); Zihinsel sağlıklarının da fiziksel sağlıkları kadar önemli olduğunun farkındalar ve bu yüzden uygulamaya geçiyorlar.

Yeni bir şeye başlamak her zaman kolaydır – yeni bir diyet, yeni bir egzersiz, yeni bir hobi – ama işin zor kısmı devam ettirmektir. İlk başlardaki çoşku azalabilir. Yenilik heyecanını yitirir. Bu, meditasyonla ilgili yaygın bir sorundur, çünkü pratik aynıdır, tekrarlayıcıdır. Bu yüzden, zihni düşünce ve duygu ile ilişki kurma şeklimizi değiştirecek şekilde eğittiğimizi hatırlamakta fayda var. Bu zaman, sebat ve disiplin gerektirir.

İnsanların havlu atmalarının bir nedeni hayal kırıklığıdır – zihnin “boş” veya “berrak” olmamasından kaynaklanan hayal kırıklığı. Zihnin her zaman düşüneceğini bilmek ve hatırlamak önemlidir, çünkü bunun yapmak için programlanmıştır. Meditasyon pratiği sihirli bir şekilde düşünceleri durdurmaz, ancak size geri adım atıp onları yargılamadan veya önyargı olmadan gözlemlemenizi öğretir. Amaç, düşüncelerin gelip gitmesine izin vermektir. Öğrenilmesi, uygulanması ve ustalaşması gereken bir beceridir. Ve bu beceride ancak bir alışkanlık oluşturarak ustalaşabiliriz.

Meditasyon uygulamanıza ne kadar bağlı kalırsanız, o kadar çok fayda hissedersiniz. Ne kadar çok fayda hissederseniz, zihninizin nasıl düşündüğünü ve hissettiğini o kadar çok anlarsınız ve daha fazla netlik, sakinlik, memnuniyet ve şefkatle daha sağlıklı ve mutlu bir hayata doğru adımlar atabilirsiniz.

Sevgilerimle,

Pınar