Şubat 2022 -“Hareket Et”- 2

Bu ayın odak noktası hareket etmek; yoga ve/veya pilates, yürüyüş, dans etmek. Size iyi gelen neyse o! Kış ayları ile birlikte hepimiz birer tembel hayvana dönüşüyoruz. Yavaş yavaş bedeni ısıtmak, harekete geçmek, merkeze dönmek için güzel bir ay Şubat.

– Her hafta birkaç kez pratik yapmak için bir hedef belirleyin, yani ‘Haftada 3 kez, her seferinde en az 20 dakika çalışacağım’

– Genel olarak tema etrafında bir hedef belirleyin, yani ‘Her gün pratik yapacağım; 20 dakika ile 1 saat arasında; ya yürüyüş , YouTube’da yoga, pilates vb gibi.

Kendim için hedefim – Haftada 3 gün en az yarım saat yürüyüş, haftada 2 gün yoga dersi + 1 nefes çalışması seansı

San Francisco, USA

Burada kendime bir kolaylık gösterip, bu çevrimiçi derslerin/oturumların 15-20 dakika kadar kısa olmasına izin vereceğim. Niye ? Çünkü önümüzdeki birkaç ay boyunca beslenmemede bir düzenleme içerisinde olacağım ve buna da odaklanacağım için, buna bağlı kalma ihtimalimin ÇOK daha yüksek olduğunu biliyorum. Öncelikler ve öz şefkat!

Bu Ayı Nasıl Planlıyım?

Kendinize hareket için bir niyet ve eyleme geçebileceğiniz bir hedef belirleyin.
Pratik yapabileceğiniz gerçekçi bir süre belirleyerek bu niyeti ulaşılabilir hale getirin.
Tamamladığınız her günü işaretlediğiniz bir takvim tutun.
Her akşam veya alıştırma yapmayı düşündüğünüz her gün, unutursanız sizi uyarması için telefonunuza bir hatırlatıcı ayarlamak isteyebilirsiniz.

Neden hareket?

Hareket etmek hepimiz için ÇOK harika. Kortizol gibi stres hormonlarını parçalayıp dağıtırken, endorfin gibi pozitif iyi hissettiren hormonları serbest bırakır.

Hareket ederek, hem bedene hem de zihne uyum sağlama alıştırması yapacaksınız. Ve bedeninize, nefesinize uyumlanmak, stresten kurtulmak ve gevşemek için harika bir yol!

Unutmayın – yeni bir süreci oturtmak bol pratik ve tekrar gerektirecektir. İlk başlarda zorlanmanız ve doğallıkla oluşmaması normal.

Bir günü kaçırırsanız, kendinizi hırpalamayın. Hayat olur ve siz o günü kaçırırsınız. Bunu, yolunuza neyin çıktığını kendinize sormak için bir öğrenme deneyimi olarak kullanabilirsiniz, çünkü buradaki yanıtlarınız muhtemelen hayatınızdaki diğer şeylerin önüne geçen şeylerdir.

Ocak ayının nasıl geçtiğini de duymak isterim!

Sevgilerimle,

Pınar

Holistik (Bütünsel) Esenlik için Bir Yıl

2022 bütünsel esenlik için her ay adım adım ilerlediğimiz bir yıl olsun mu?

Daha önceki yazılarımda holistik bakış açısına değinmiştim. Son dönemde en çok ilgimi çeken konulardan biri insanın holistik esenlik hali diyebilirim. Bütünsel esenlik; zihinsel, duygusal, fiziksel, ruhsal ve sosyal refah hallerimizi kapsamaktadır. Tüm bunlar eğer dengedeyse, insan doğal olarak bir balans hali içerisinde (homeostazi) olur. Bu temeller güçlü ve birbiri ile bağlantı halindeyse, gelişmek, büyümek ve hayatın zorlukları ve stres faktörlerine kolaylıkla dayanmak için geniş bir kapasitemiz olur. Yaşam enerjimiz daha akışta olur. Şimdi tüm bu başlıklara sırasıyla değinmek istiyorum.

Zihinsel Esenlik Sağlıklı bir zihin, hayatın stres ve zorluklarına karşı zihinsel esnekliğimizdir. Gelişmiş zihinsel sağlık, sağlıklı seçimler yapmamıza, değerimizi ve potansiyelimizi anlamamıza yardımcı olur. İlişkilerimizde daha sağlıklı sınırları ve iyi iletişimi korumamıza destektir.

Duygusal Esenlik Olumlu duygular, ruh halleri, düşünceler ve hisler oluşturabilme, sıkıntı ve stresli durumlarla karşı karşıya kaldığında uyum sağlama yeteneğidir. Temel noktalardan biri, zorlu hayat tecrübeleri içinde gezinmenizi sağlayan esnekliktir. Bu esnekliği bir kas gibi düşünün. Kullandıkça esner ve gelişir. Dayanıklılık, zorluklarla nasıl karşılaştığınızı ve karşılaştığınız zorluklar hakkında nasıl düşündüğünüzü etkiler.

Fiziksel Esenlik Sağlıklı olmaktan çok daha fazlasıdır. Yaşam tarzı seçimleri, uyku, diyet, fiziksel aktivite, hijyen ve rahatlama gibi optimal işleyişi sağlayan veya kişiyi yolundan çıkaran davranışların doğrudan sonucudur. Güne enerjik ve iyimser bir şekilde uyanarak ve gün içinde karşılaştığınızbir çok konuyla başa çıkabiliyor musunuz? Yoksa baş ağrısı, rahatsızlık ve yorgunluktan sık sık dikkatiniz mi dağılıyor? Fiziksel refah tüm bunları kapsar ve yönlendirir.

Ruhsal (Spiritüel) Esenlik Genellikle yanlış anlaşılmaya müsait bir kavramdır. Belirli bir din, manevi pratik ya da ideolojiye değil, insanın anlam, amaç ve kendinden daha büyük bir şeyle bağlantı kurma ihtiyacına atıfta bulunur. Kendinizden daha büyük bir şeye bağlı olmak ve hayata bir amaç ve anlam duygusu sağlayan bir dizi değer, ilke, ahlak ve inançlara sahip olmak, ardından bu ilkeleri eylemlerinizi yönlendirmek için kullanmaktır. Esenliğin bu yönü, doğayla derinden hissedilen bir bağlantı veya profesyonel mesleğimize olan tutkumuzla karşılanabilir. Tüm diğer esenlik bölümlerine ve yaşam deneyimlerimize bağlam ve anlam katmaktadır.

Sosyal Esenlik Başkalarıyla anlamlı ilişkilerin paylaşılması, geliştirilmesi ve sürdürülmesi olarak tanımlanabilir. Bu, otantik ve değerli hissetmeyi, bağlılık ve aidiyet duygusunu sağlar.
Bir topluluğa ait olma ve topluma katkıda bulunma duygusudur. Başkalarına saygılı davranmak, arkadaşlarla güçlü ilişkiler sürdürmek ve geliştirmek bunlara örnek olabilir. İletişim, güven ve çatışma yönetimine yardımcı olan sağlıklı sınırlar yaratabilmektir.

Bu kavramlara kısaca bir baktıktan sonra, “Pınar’cım, sadede gel” dediğinizi duyuyorum. Önümüzdeki yıl her ay tüm konulardan bir tanesini destekleyecek bir uygulamayı 1 ay boyunca pratik etmeyi öneriyorum. Her ay bu doğrultuda bir konuya elimden geldiğince detaylı olarak değineceğim ve önerilerde bulunacağım. İmkan olursa, sürecin neler getirdiğini paylaşacağım.

Ocak ayı temamız “Nefes”. Neden derseniz? Bahsetmiş olduğum başlıkların birden fazlasını kapsadığını biliyorum ve o yüzden seçtim.

Bu konuda önceki yazılarımdan ve kolaylıkla uygulayabileceğiniz tekniklerden oluşan bir yazıyı önümüzdeki günlerde paylaşacağım.

Sevgilerimle,

Pınar

Sinir Sistemi 101

Sinir sistemi canlıların içsel ve dışsal çevresini algılamasına yol açan, bilgi elde eden, edinilen bilgiyi işleyen, vücut içerisinde hücreler ağı sayesinde sinyallerin farklı bölgelere iletimini sağlayan, organların, kasların aktivitelerini düzenleyen bir organ sistemidir.

Sinir sistemi iki bölümden oluşur. Merkezi sinir sistemi (MSS) ve çevresel sinir sistemi (ÇSS). MSS, beyin ve omurilikten oluşur. ÇSS, MSS’yi vücudun diğer tüm kısımları ile bağlayan uzun fiberlerden oluşur. ÇSS, motor nöronları, dolaylı istemli hareket, otonom sinir sistemi, sempatik sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi, düzenli istemsiz işlevler ve enterik sinir sisteminden oluşur.

Ben burada sempatik/parasempatik ve vagus konularına biraz değinmek istiyorum. 

Bedende sindirim sistemini düzenleyen, olaylara tepkimizi belirleyen üç sistem bulunur: Sempatik sinir sistemi, parasempatik sinir sistemi ve enterik sinir sistemi.

Sempatik sinir sistemi;  vücudu tehlikelere karşı uyarır ve tetikte tutar. (savaş ya da kaç modu.) Kortizol ve adrenalin salınımını tetikleyerek vücudu tehditlere hazırlamaya yardımcı olur – nabız ve tansiyon artışı.

Savaş/kaç/don tepkilerini yönetir. (donma aslında parasempatik yanıtın bir parçasıdır, bu yüzden okumaya devam edin!)

Hayatta kalmak için kritik olmayan işlevleri kapatır;

  • Sindirimi azaltır.
  • Kalp atış hızı artar.
  • Kaslar kasılır.
  • Adrenalin salgılar.
  • Bağırsak aktivitesini durur.
  • Kan basıncı artar. 

Parasempatik sinir sistemi;  tam tersi hareket ederek vücudu sakinleştirmek için çalışır. Bedenin dinlenme ve sindirme modudur. Sakin ve toplanmış hissetmemize yardımcı olur ve sindirim, uyku ve bağışıklığa yardımcı olur.

‘Güvenlik’ sağlandığında, dinlenme ve sindirimi düzenler;

  • Sindirimi uyarır.
  • Kalp atış hızını düşürür.
  • Kaslar gevşer.
  • Bağırsak aktivitesini uyarır.
  • Vücudu sakinleştirir.
  • Kan basıncı azalır.

Enterik sinir sistemi; ise tüm sindirim sürecini kapsar ancak sadece sindirim sistemiyle ilgilenmez. Bedende serotonin (insana mutluluk, canlılık hissi verir), dopamin (ruh hali, depresyon, konsantrasyon gibi işlevlerde etkili) gibi kimyasalları sentezler.

Parasempatik ve sempatik sistemler hayatta kalmamız da önemli bir rol oynar, ancak kronik stresle mücadele eden bireylerde sempatik sistemin baskın olma eğilimi vardır – başka bir deyişle, neredeyse her zaman SAVAŞ/KAÇ modundadırlar.

Vagus sinirinin görevi ise beyin-bağırsak ekseni arasındaki iletişimi sağlayarak bu eksende veya organlarda meydana gelen sorunları beyne iletmektir. Vagus, zihinsel dinginliğe ulaşmanı sağlayarak stresle mücadele etmene ve mutlu hissetmene yardımcı olur.

Peki nedir bu vagus? 

Vagus siniri vücudun birincil parasempatik siniridir – vücuttaki diğer sinirlerden daha hızlı, sizi savaş ya da kaç modundan çıkarıp dinlen ve sindir moduna geçirir.

Yaşadığın streste veya mutsuz olduğun zamanlarda vücudunda devam eden bir kortizol salınımı var. Öyle ki vagus sinirin, böyle durumlarda senin bir saldırı altında olduğunu hisseder ve bunu beynine iletir. Bu ileti ile birlikte beynin yaşadığın sorunu fark eder. Böylece sen stres altındayken aslında beynin de ruh sağlığını etkiler.

Vagusu özel yapan nedir? 

Vagusu kullanarak, parasempatik sinir sistemini harekete geçirmeyi öğrenmek, sağlığınıza dengeyi geri getirmenize yardımcı olabilir.

Diğer sinirlerin çoğundan farklı olarak vagus sinirini inanılmaz basit aktiviteler, egzersizler + teknikler kullanarak harekete geçirmek mümkündür.

Vagus sinirine dokunmak neyi ifade eder?

Vücutta vagus siniri ile bağırsak ve beyin arasında iletişim sağlanır. Vagus siniri, mutsuz olduğunuzda bazı şeylerin yolunda gitmediğini anlayarak, sindirim sisteminin önemli bileşeni olan sempatik sinir sistemini harekete geçirir ve vücutta kortizol salınımının yapılmasını sağlar.

O zaman VAGUS SİNİR’i kullanmayı öğrenerek stresi yenebilir, kaygı belirtilerini azaltabilir ve panik atakların oluşmasını önleyebilirsiniz.

Vagal etki ne demek?

Vagal tonusu artırmak, yani parasempatik sinir sistemini harekete geçirmek, organların normal ritminin daha kolay sağlanmasını ve vücudumuzun aktive olduğu stres sonrasında daha hızlı rahatlamasını sağlar.

Vagus sinirini uyarmanın pek çok yolu vardır ve günlük rutine eklemek hem faydalı, hem eğlenceli olabilir. Bu egzersizleri bir alet kutusu gibi düşünüp, o anda ihtiyacınız olanları veya o anda sizinle rezonansa girenleri seçebilirsiniz. 

Aşağıdaki vagus siniri egzersizlerini gün boyunca günde beş dakika geçirmeyi hedefleyin.

  1. Fiziksel Vagus Siniri Egzersizleri

Bu aktivitelerin hepsi “ses telini manipüle etmek” etrafında oluşmuştur. Ses tellerinizin fiziksel yankılanması vagus sinirini harekete geçirmektedir. 

Gargara: Sabah ve akşam dişlerinizi fırçalarken su ile gargara yapın. 30 saniye ila bir dakika hedefleyin.

Şarkı söylemek: Bir melodi mırıldanmak ya da en sevdiğiniz şarkıyı açıp, ona eşlik etmek. 

“OM” Mantrasını Söylemek: Evet, yoga pratiğiyle ilişkili olan OM. Sessiz bir yerde oturarak uzun bir “om” söyleyin. Kulakların etrafında bir titreşim hissetmelisin. International Journal of Yoga’da yapılan bir araştırma, “OM” zikretmenin, beyindeki amigdala gibi stres ve duygusal tepkilerle ilgili limbik sistemin belirli kısımlarını devre dışı bırakmada yardımcı olduğunu buldu.

Gülmek/Kahkaha Atmak: Komik bir dizi veya film izleyin ve gerçekten komik kısımlarda kahkalar atın. Ya da, her zaman gülünç bir şekilde mutlu olduğunuz arkadaşınızla ekstra iyi bir kahkaha atmak için bir araya gelin.

  1. Psikolojik Vagus Siniri Egzersizleri

Vagus siniri hareket ettirmek onu uyarmanın tek yolu değildir – düşünce ve duygular da onu harekete geçirebilir. Bunun için önemli olan, vagus sinirini destekleyen ve parasempatik sinir sistemini sakinleştirebilecek duygusal bir tepki ortaya çıkarmaktır.

Şükran Günlüğü: Yatmadan önce veya uyandığınızda büyük (aileniz) veya küçük (bu sabah besleyici yulaf gibi) minnettar olduğunuz 3 şeyi yazın. Bunu günlük, haftalık olarak ya da  sakinleşmenize yardımcı olmak için size doğru gelen bir tekrarda yapabilirsiniz.

Derin Nefes Alma: Kutu Nefes ya da kare nefes egzersizi uygulyabilirsiniz. 4’e kadar sayarak nefes alın, 4’e kadar tutun, 4’e kadar nefes verin, 4’e kadar tutun. İhtiyacınız olduğu kadar tekrarlayın. Derin nefes almak, vücudunuzu kandırarak, “Bu kadar yavaş nefes alıyorsam, hayatım boyunca kaçıyor olmam mümkün değil” diye düşündürür.

Meditasyon: Meditasyon birçok formda olabilir. Araştırmalar meditasyon ve yoga gibi “tefekküre dayalı uygulamaların” kısmen vagus sinirini harekete geçirerek sakinleştirdiği bulunmuştur. Kısa rehberli meditasyonlar için Headspace, Calm veya Insight Timer gibi bir uygulamaya beş dakika ayırın.
Gün batımı, doğada vakit geçirmek, güzel resimlere bakmak veya evcil hayvanlarınızla oynamak gibi güzel şeylere kendinizi maruz bırakmak: Olumlu duygular uyandıran her şey – ve bu herkes için farklıdır – vagal tonu artırır

Sevgilerimle,

Pınar

Bir Yıla Veda Ederken,

Ritüellere meraklı olduğumu artık bilmeyen yoktur sanırım:) Her yıl sonunda, biten yıl ile de defterleri, hesapları kapatmayı seviyorum. Bu bana hem giden sene için bir uğurlama, hemde kendimi değerlendirdiğim bir süreç olarak hizmet ediyor. Kendi adıma faydalı buluyorum.

2020 gerçekten farklı ve zorlayıcı bir yıl oldu. Herbirimiz farklı konulardan, süreçlerden geçtik. Özellike bu yılı hem bireysel, hem de kollektif alanda değerlendirmek ve kendi tarihlerimize not düşmek, ilerde dönüp baktığımızda iyileştirici olacaktır. Üzerinden zaman geçtikten sonra genelde herşeyin iyi yanlarını hatırlamaya meyilli oluyoruz. Aşılan zorlukları da not almak iyi gelecektir.

Bunu nasıl yapabilirsiniz?

Eğer bir önceki yıldan belirlediğiniz hedef veya niyetleriniz varsa, onların üzerinden geçmek ve oradan ilerlemek en güzeli aslında. Yok eğer daha önce böyle bir şey yapmadıysanız da sorun değil.

Aşağıdaki sorular üzerinden harekete geçebilirsiniz;

  • Artık hayatımda olmayan neler var? Farklı başlıklar düşünebilirsiniz (iş/özel hayat/yeme&içme/alışkanlıklar gibi)
    • Artık hayatımda olmayanların bana ne gibi dersleri oldu?
  • Hayatıma katmak isteyip katamadıklarım neler?
  • Bunu harika yapmışım, yeni yılda da devam ettireyim dediklerim neler?
    • Bunların bana faydası ne oldu?
    • Bunları hayatıma nasıl katabildim?
  • Bu seneye dair hangi tecrübelerimi hatırlamak isterim?
  • Kendimde hangi özelliklerimi fark ettim? (beden/zihin)
  • Bu yılı 1-2 cümle ile özetlesem, -bu sene özelinde paragraf olabilir gibi bence 🙂 –
  • Bu sene kendimle olan ilişkim nasıldı?

Yukardaki soruları fazla üzerine düşünmeden cevaplamak size zaten bir alan açar ve yazılması gereken başka konularda varsa mutlaka akar satırlarınıza.

Bu yazımı okurken aklınıza düştüyse bazı cümleler haydi hızla harekete geçin ve yazın. 2020 ile bir kapanış yapın ve yeni yıla hazırlanın.

Sevgilerimle,

Pınar